Bu günü kendimei safi kendime ayırdım. Yeşil çayımı içerken maillerime, bloğuma falan baktım. Sonra hazır bir kahvaltıya oturdum. Kahve pasta eşlğinde ''SÜT'' izledim. Yumurta- Süt- Bal üçlemesinde Bal'a gelmiş bulunuyorum. Bir paket çekirdek yedim.
Akşam da Gamsegamse ile bir film seansı daha yaptık. Yemek sonrası. Vavieni izledik.
Gelelim düne. Dün okey grubumla bizie toplanıp yiyip içip okey oynayacaktık. Gruba Zuz , Oya ve Evşen de dahil oldu. Evşen bir gece öncesinden geldi. Oya sabah saat sekizde geldi. Kocası işe giderken bırakmış. Zuz da biz kahvaltıyı hazırlarken yetişti. Biz sanki misafir falan gelmeyecekmiş gibi oturup keyif keyif bir kahvaltı yaptık. E tabiki bunda süper kadın benim, yaptığım ön hazırlıkların katkısı oldu. Sonra Evşen'i tüm ayak işlerine koşturarak, mesela masa örtülerini ütüleme gibi:)) her şeyi vaktinde yetiştirdik. Oya, bir iki Ordu yemeği attırdı. Pırasa köftesi ile gönüllerde taht kurdu:). Okeyciler gelince önce bir güzel yedik içtik sonra iki masa kurduk okey oynadık. Zuz ve Oya da hem beni çekiştirdiler hem mutfağı yerleştirdiler. Duyuyorum diyorum banamısın demiyorlar. Ben de bu arada evsahibiyim falan demedim valla aldım başımı gittim okey de.
Misafirler gidince bizim kızlar da okuldan gelip olaya dahil olunca Kahveler yapıldı herkes birbirine fal baktı. Durumlar iyi fallar çıkarsa hepimiz yaşadık. Oya'nın Kocası ve benim Kocito da gelince tam olduk . Benim klavye ve maus yine anarşik oldular. Yorumlarda bazı kayık durumlar oluyor, artık idare edin. Bir iki yerde rastla, valla bile ne demek istediğimi anlamadım:)))) Bi zamazingo var , bazen klavye ve mouse yi görmüyor , ondan oluyor bu karışıklık. Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz....
Dün akşam iki dizi peşpeşe taktım sonra kitabımla üstüne cila yaptım. Bu ara uyguladığım okuma förmülü, eğer bir de öykü kitabı varsa sırada, önce bir öykü okuyorum ondan sonra asıl kitabıma devam ediyorum. Yani aperatif ve ana yemek meselesi...
İşte böle bişe...
Düzenleme: bu sabah 2009 da göremediğim filmleri izleme etkinliğimin Peri Tozu bölümünü tamamladım. Sabah için iyi bir film oldu. Butterfly vavieni beğenip beğemediğimi sormuştu. Beğendiklerime beğendim, beğenmediklerime beğenmedim diyorum ama bir de arada kalanlar var. Hani, izlediğinize pişman olmazsınız ama izlemezseniz de bir kayıp olmaz , kitap konusunda da böyle olur. İşte böyle bir şeydi.
Bu gün Cancan geliyor. Macera dolu bir gün bizi bekliyor. Cancan için hazırlanan program da koru da karga kovalaca ve top oynama, yemekte ise yayla çorbası, sebzeli somon , muhallebili pasta var.
Lalenin Bahçesi
Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
14 Nisan 2010 Çarşamba
12 Nisan 2010 Pazartesi
E h artık yan yatmıyorum:) doğruldum biraz ama hala ağrıyan bir başa, bazen tıkalı bazen de akan bir burna , yutkunurken acıyan bir boğaza sahibim. Ama ağaçlar ayakta ölür misali kalktım.Hastalık yazım yani laleli yazım aslında cumartesi yazısı ama nedense tarih pazar günü olarak çıkmış. Bu saat ve tarih işini kaç kez ayarladıysam yine aynı haline dönüyor nedense...
Pazar gününü ev de geçirdik aile boyu. Cuma akşamından başlayarak cumartesi günü ve akşamı da gezme tozma işlerini tamamlayan kızlar da evdeydi. Güne yatakta Uzak İhtimal'i izleyerek başladım.Hep bu hafta izleyeceğim, yarın mutlaka sinemaya gideceğim diye diye , çok izlemek isteyip de izleyemediğim bir filmdi. Baktım Babam çay da demlemişti. Birer bardak ta çay kaptık karı- koca filmi izledik. Sonra uzun kahvaltı faslı. Onun dışında hiç bir aksiyon yok.
Bu gün Ordu'dan gelen kuzen Evşen'i bekliyorum. Onunla ortak yanımız, ben en büyük torun o en küçük. Huyu suyuda aynı ben:)) Ata biner , kamyon kullanır bi tek benim gibi yüzemez heheheheh. Gerekirse bir çuval fındığı sırtına alıp arabanın üstüne atar. Gamsegamseden iki yaş büyük ama aramızda yaşa bağlı olmayan çok hoş bir ilişki var. Buraya inşaatçılıktan bıkıp bankacı olmaya geldi:)) inşallah olur da, O da burada yaşamaya başlar.
Yarın okey grubumla bizde toplanıyoruz. Kuzen Oya ben de gelirim dedi, bizim Zuz valla Oya geliyosa ben de işe gitmem , gelirim dedi, e Evşen de var yani yarın bizim ev çok ama çok kalabalık....
Pazar gününü ev de geçirdik aile boyu. Cuma akşamından başlayarak cumartesi günü ve akşamı da gezme tozma işlerini tamamlayan kızlar da evdeydi. Güne yatakta Uzak İhtimal'i izleyerek başladım.Hep bu hafta izleyeceğim, yarın mutlaka sinemaya gideceğim diye diye , çok izlemek isteyip de izleyemediğim bir filmdi. Baktım Babam çay da demlemişti. Birer bardak ta çay kaptık karı- koca filmi izledik. Sonra uzun kahvaltı faslı. Onun dışında hiç bir aksiyon yok.
Bu gün Ordu'dan gelen kuzen Evşen'i bekliyorum. Onunla ortak yanımız, ben en büyük torun o en küçük. Huyu suyuda aynı ben:)) Ata biner , kamyon kullanır bi tek benim gibi yüzemez heheheheh. Gerekirse bir çuval fındığı sırtına alıp arabanın üstüne atar. Gamsegamseden iki yaş büyük ama aramızda yaşa bağlı olmayan çok hoş bir ilişki var. Buraya inşaatçılıktan bıkıp bankacı olmaya geldi:)) inşallah olur da, O da burada yaşamaya başlar.
Yarın okey grubumla bizde toplanıyoruz. Kuzen Oya ben de gelirim dedi, bizim Zuz valla Oya geliyosa ben de işe gitmem , gelirim dedi, e Evşen de var yani yarın bizim ev çok ama çok kalabalık....
10 Nisan 2010 Cumartesi
9 Nisan 2010 Cuma
Caan
Biz bu gün meşgulüz. Çok özledik birbirimizi... dağıtılacak bir ev ... yenilecek mamalar... gidilecek parklar...peşinde koşulacak kediler , kargalar var.düzenleme-1: Can ve topu geldiler. Çift kale maç yaptık. Gol atınca bi de dizlerinin üstüne çöküp goool diye bağırmazmı. Koşup ısırıyorum tototsundan.
Ben onu severken sen benim canımın içi içi içisin diyorum. Bir taraftan da elimle kalbimin üstüne vuruyorum. Ben yatak odasından çıktım, o da koridorun diğer ucunda salon kapısının önündeydi, oradan eliyle göğsüne vurarak, içi içi diye bağırdı. Koştum yere yatırdım öptüm öptüm, o da beni ısırdı.
Birlikte kahvaltı yaptık, o kahvaltısını yapmıştı ama yarım paket bisküviyi açık çaya batırıp batırıp yedi. Kocam bu senin yemeklerini seviyor dedi, ben de yemeklerimi değil yeme tarzımı seviyor dedim.
Dışarı çıktık, önce markete gittik. İlle oraya girmeden bir yere gitmez. Koşarak yürüyen merdivenlere binip, aşağı iner, koşa koşa pastane reyonuna , ordan tayını alır sonra doğru asansöre , yukarı çıkınca da hemen ön kapı dan dışarı çıkıp doğru parka yönelir. Bu hiç şaşmaz, bir iki kayar, iki sallanır. Sonra parkta ne kadar karga, güvercin , kedi varsa peşlerinden koşar eve geliriz. Sonra yemek ve uyku faslı. Aynını yaptık bir güzel tavuklu şehriye çorbasını yedi, güp güp suyunu da üstüne içti ooh şimdi uyuyor. Ben de muhallebili bisküvili pasta yaptım ona,uyanınca portakal suyu ile yiyecek.
Not: yukardaki ayrıntılar özellikle kaç gündür Cancan ne yapıyor da Cancan nerde yahu diyen Nalan için yazılmıştır:))
8 Nisan 2010 Perşembe
Dünün notlarında...yağmur... görümceli okey partisi ve Görümcenin şahane pırasa dolması ... Babanın salatası var.
Akşam başlanılan yeni kitap var... Zadie Smith den İmza Toplayan Adam.İlk kitabı İnci Gibi Dişler'i çok severek okumuştum. Bazı pasajları hala aklımdadır. Selindrellayı Gamse kaptı. Dantel Falcısı ise Nazlı^nın elinde. Halbuki hemen başlarım diye almıştım:)
Bu gün evin dağılan yerleri bir araya getirilecek... parçaları yerine oturtayım, gelirim ara ara
cık anam cık, bu yoruma cevap işi sarmadı. Zuz insanların yorumları havada kalıyo gibi oluyo demişti. Bir keresinde de Peren- Lale Abla bir tek Adsızlara cevap yazıyorsun demişti. O yüzden denedim ama harbiden zor iş yav.
Akşam başlanılan yeni kitap var... Zadie Smith den İmza Toplayan Adam.İlk kitabı İnci Gibi Dişler'i çok severek okumuştum. Bazı pasajları hala aklımdadır. Selindrellayı Gamse kaptı. Dantel Falcısı ise Nazlı^nın elinde. Halbuki hemen başlarım diye almıştım:)
Bu gün evin dağılan yerleri bir araya getirilecek... parçaları yerine oturtayım, gelirim ara ara
cık anam cık, bu yoruma cevap işi sarmadı. Zuz insanların yorumları havada kalıyo gibi oluyo demişti. Bir keresinde de Peren- Lale Abla bir tek Adsızlara cevap yazıyorsun demişti. O yüzden denedim ama harbiden zor iş yav.
7 Nisan 2010 Çarşamba
Sabahın içinden...
Bu günde kalktık şükürler olsun, kızlar işlerine gitti. Ben de biraz Mehmet Öz izledim, fazla sağlıklı geldi... yeşil çayımı yaptım, biraz bilgisayara tünedim... kalktım kendime earl gray çay demledim. Gamse ile benden kalanı sevmez ... bi de otlu omlet yaptım kendime; maydonoz ve dereotlu bir yumurtalı , azcık karabiberli. Bir damla yağda alt üst çevirdim. Bi de film koydum; Pandoranın Kutusunu. Artık sabahları film seansları yapıyorum. Filmi beğendim. Ama şimdi sonunu açık bırakmak moda ya, kadın'anane' dağa gitti , geri gelmedi tamam orayı anladık, torun nooldu, anasının babasının yanına dönüp mutlu mutlu yaşadılar mı? bohem dayı elektrik borcunu ödedi mi?, teyze sevgiliyle ne durumda... Ben kafamdan oğlanı eve postaladım, okuluna döndürdüm. Karı kocanın ilişkilerini bi güzel düzelttim. Teyzeyi hayırsız sevgiliden ayrılmışken bi daha barıştırmadım. O'na daha janti bi sevgili buldum. Bohem takılan Dayıyı da evini barkını topladım, ev de ne varsa dışarı attım. Bi işe soktum, iş yerinden de düzgün bir sevgili buldum O'na . Aha işte filmi de ben tamamladım, insana bu iyiliği babası bile yapmıyo bu devirde.
Bu kadar uzun bir girişten sonra , yağmurlu bir hava olduğunu , cumartesiye kadar süreceğini ve planlarınız ona göre yapın önerisinide verip gideyim evimi barkımı toplayayım...
düzenleme- yağmurlu havada yapılacak en iyi şey, aynı mahallede oturduğun görümceye çaya gitmektir. Peki ben ne yaptım,tabiki ; tahmin ettiğinizi.
Bu kadar uzun bir girişten sonra , yağmurlu bir hava olduğunu , cumartesiye kadar süreceğini ve planlarınız ona göre yapın önerisinide verip gideyim evimi barkımı toplayayım...
düzenleme- yağmurlu havada yapılacak en iyi şey, aynı mahallede oturduğun görümceye çaya gitmektir. Peki ben ne yaptım,tabiki ; tahmin ettiğinizi.
6 Nisan 2010 Salı
BU GÜN
Bu gün İstanbul' da gök gürültülü ve yağmurlu bir hava beklentisi var. Sabah güneşli , pırıl pırıl olup; bana amma da sallamış meteoroloji dedirten hava, ufaktan ufaktan kararmaya, serinlemeye başladı.Ben de böylece 17 kelimelik bir cümle kurmuş oldum. Sallamakta meteorolojiyi solladım. Üstelik nesir yazısında rakam kullanılmaz diyen Türkçe hocamı da dinlememiş oldum, sözünü çiğnemiş oldum. Türkçe hocamın adını yazmıştım bir tarih, sonra bana bir mail geldi ama O olduğundan emin olamadım. Bir ip ucu isteseydim hihi. Yani paranoyanında bölesi ...Türkçe hocası kılığına girmiş bir vampir bööööööö falan. Bu bizim komplo teorileri yazan Gamsegamse'nin fikriydi. Vampir demedi tabi. Ben vampirden çok korkarım da...
Sokaktan çocuklar geçiyordu, artık pencereler açık ya, tüm sesler içerde. Çocuğun biri diyordu ki- elektrik direğine çıkıp , dondurma yemek süper fikirdi. Bir ara yetenek sizsiniz yarişmasına katılan hip hopçu çocukları pataklama isteğim bu oğlanda zirve yaptı. Hepsinin hıncını ondan çıkarabilirdim. Elektrik direğine çıkıp, oradan erik ağacına uzanmışlığım da vardır ama:)
Naziş'in geçen haftadan beri devam eden Pesah tatilinin bu gün son günü... Yabancılarla çalışmanın, bir kızının Paskalya tatili olurken diğerinin de Pesah tatili olup birbirlerini kıskanma durumunda kalmaması gibi bir iyiliği var...
Şimdi biraz gideyim, gün içinde ara ara gelirim yine...
düzenleme:1- Biraz önce, Maviaanne , Balkahve ve ve Gümüşay'ın seslerini duydum, şıngır şıngır yüreğim... Canlı yayın sırasındaki yardımlarından dolayı Zeya'ya teşekkür ederim:))))
Sokaktan çocuklar geçiyordu, artık pencereler açık ya, tüm sesler içerde. Çocuğun biri diyordu ki- elektrik direğine çıkıp , dondurma yemek süper fikirdi. Bir ara yetenek sizsiniz yarişmasına katılan hip hopçu çocukları pataklama isteğim bu oğlanda zirve yaptı. Hepsinin hıncını ondan çıkarabilirdim. Elektrik direğine çıkıp, oradan erik ağacına uzanmışlığım da vardır ama:)
Naziş'in geçen haftadan beri devam eden Pesah tatilinin bu gün son günü... Yabancılarla çalışmanın, bir kızının Paskalya tatili olurken diğerinin de Pesah tatili olup birbirlerini kıskanma durumunda kalmaması gibi bir iyiliği var...
Şimdi biraz gideyim, gün içinde ara ara gelirim yine...
düzenleme:1- Biraz önce, Maviaanne , Balkahve ve ve Gümüşay'ın seslerini duydum, şıngır şıngır yüreğim... Canlı yayın sırasındaki yardımlarından dolayı Zeya'ya teşekkür ederim:))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aynı bu lale gibi yan yattım bu gün... hastayım yani, bu güzel havaya yazık oldu ama olsun önümüzde daha çook güzel havalar var dimi...