Eve geldim. Ha unutmadan dün sabah beni uykumdan eden vapur düdüğü emektar Fenerbahçe Vapuruna aitmiş. Ellibeş yıl hizmet verdiği İstanbullulara veda ediyormuş. Rahmi Koç Müzesine çekilmiş. Bakın bu müzeyi herkese tavsiye derim. Haliçe kıyısı var. Müze çıkışı Haliç Vapuru ile de sefa yapabilirsiniz. Ay çok zevklidir. Zik zak çizerek tüm Haliç kıyısındaki iskelelere uğrar. Çay da için bu arada yanınada simit de yeyin hatta.

Yarın kar bekliyoruz İstanbullular olarak. Bakalım yağacak mı?. Çok severim karlı havaları. Çocukken Ordu'da boyumu aşan, Niksardaki bir başlayıp bir saat içinde tüm şehri örtüp , aylarca kalkmayan , sonra benim bu kar eridiği zaman mutlak ortalığı sel basar diye beklemem, ama rüzgarla savrula savrula birden ortadan yok olan kar.Üstteki manzara o günleri hatılattı bana, aynen böyle bir görüntü olurdu. İstanbul da artık yağmaz olan , tipiyi özlerim zaman zaman . Aman kimse o havada dışarda kalmasın, evsiz kalmasın diye de dualar da ederim içimden. Öyle bir fırtına olur öyle bir savrulurdu ki, kar taneleri havada okula giderken önümü görmez olurdun. Sonra yine Ordu da annemin dışarı çıkıp hasta olmayalım diye tepsi tepsi içeriye kar taşıması.Evin içinde kocaman siniler içinde kardan adam yapmamız. Okuldayken , okuldan çıkış satlerinde okula kılavuz gelip, evleri yukarı mahallelerinde olanları evlerine götürmesi. Heyyy bu Ordunun göbeğindeki bir okuldaydı ha, dağ köyünde değil. Ama bizim müdür çok titizdi. İki yıl önce Ümraniye 'de bir öğrencinin okul çıkışı karda yolunu kaybedip donarak öldüğünü hatırlarsanız, bizim müdürü sağduyusu dolayısıyla tebrik etmeniz gerekiyor. Yaşıyorsa Allah selamet versin, öldüyse nurlar içinde yatsın Mahmut İşbakan.
Ben şimdi yemek yarışması izlemeye gidiyorum, babamla izleyeceğiz. Gülmekten yerlere yatıyorum, babamın- elini yıkamadı- onun içine o koyulurmu, o yenir mi diye bir müdaheleleri var ki ölürsünüz gülmekten. Zaten gitmesem de seslenir- Laleeee bak ne biçim yemek yapıyo diye. Onun için müsade bana şimdilik.