Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

17 Mayıs 2016 Salı

Kara Kartal ole :)

Bugn evde olabilirim ama bugüne kadar oldukça hareketli günler geçirdim. 
Önce Gamsegamse'nin nişanlısı Haktan'ın iş yeri açılışı hazırlıkları ve açılış günü vardı. Vodafon yetkili bayii olarak iş hayatına atıldı. Bahtı açık şansı bol olsun.

Cumartesi günü açılışı yapınca pazar sabahı erkenden Üsküdar Balıkçılar Barınağında süper bir kahvaltı yaptık Ercü ve Banu ile...Burası Harem' de...Öğle saatlerine kadar kahvaltılığınızı götürüp , çaylarınızı orada içerek kahvaltı yapabiliyorsunuz.Allahım, bunu yazmadan önce çok düşündüm bize yer kalmaz diye :) 

Sonra Beşiktaş şampiyonluğunu ilan edince ben de  her ne kadar Galata Saraylı olsam da kocamın sevincine ortak oldum ve kutlama şenliklerine katıldım. Bugünkü aklım olsa o kalabalığın içine dalar mıydım bilmiyorum :)  Motorla Üsküdar'a büyük bir taraftar grubu ile şen şakrak geçtik ama ondan sonrası  tufandı. Bi de çoluk çocuk geçtik ve orada da Kocamın diğer BJK lı yeğenleri ile buluştuk. 


Yalnız bu meşale yakılmasının kesinlikle yasaklanması gerek. Astım krizi geçirenler oldu, ambulanslar giremedi. Zaten yolun bir şeridi kapatılmış yayaya açılmıştı. Neyseki çok büyük bir vaka yaşanmadan güzelce kutlandı. Biz kutlama yemeğini Beşiktaş'ta yiyemeyeceğimizi anlayınca Kadıköy'e geçtik. Kadıköy tıspıstı. :) Yemeğimizi yedik, yerken maçı izledik. Gecenin sonunda da Çaykur da çaylarımızı içip evimize döndük.Beşiktaşın şampiyonluğu kutlu olsun, darısı seneye Galata Saray'a olsun.

Eve geldiğimde de Gamsegamse çok istediğim bir kitabı almıştı, ayol daha ne olsun her gün böyle olsun.
İlk kez okuyacağım bir yazara ait, Kolombiya Edebiyatına ait bir kitap. Bi okuyayım, konuşuruz hakkında...
Adios...





9 Mayıs 2016 Pazartesi

Ben burada yokken

Ben burada yokken
Naziş ile sinemaya gittim. İkimizin de çocukluk  kitabının kahramanı Heidi'yi birlikte izledik ve çok sevdik. O dağlara bakmak yetti. 
Esra Türkekul'un Cadı Bostanı adlı polisiye romanını okudum. Mahallemizin dedektifi Berna gerçek biri olsaydı keşke , kesin kanka olurduk ve çok eğlenirdik eminim. İlk kitap olan Kapalı Çarşı Cinayeti ile tanımıştık Berna'yı...Eğer onu da okumadıysanız iki kitabı da listenize kesinlikle alın. Berna bu sefer kendi mahallesinde işlenen bir cinayetin peşindeydi. Hep bildik yerlerde dolaşması kitanı benim için çok daha ilginç kıldı. Artık spotfy ücretsiz hemen tabletlerinize , cep telefonlarınıza indiriniz. Bu ara benim favorim "Yeniden Gazino  1970 ler"  Nostaljinin dibine vurmak garanti, tabi bemim jenerasyondan söz ediyorum. Benim kızlar bunlara tarihi eser diyor. :)

İkinci kitap size okuyayım da daha sonra söz ederim dediği Ateş Kırmızısı/ Orhan Bahtiyar

Çok ilginç bir kitap olmuş bu kitap.Hani kitabı okurken anlatılanı gözünüzde canlandırmaya çalışırsınız ya , bu kitapta Orhan Bahtiyar anlatmış 
Can Ersal çizgileriyle canlandırmış.
İşte, İtalyan ressam Zonaro İstanbul' a geldiğinde gemiden İstanbul'u böyle görmüş. Ressam Zonaro'nun bir roman kurgusu içinde bile olsa Osman Hamdi Bey ile buluşması çok heyecan verici. O dönemdeki eski İstanbul'un sosyal yaşamına tanık olmak açısından da son derece keyifle okunan bu kitabı da önerdiklerim arasına rahatlıkla koyabilirsiniz.

 Burada yokken bir de açılışa katıldım. Çekmeköy'de "Esra Gürçay Güzellik Merkezi"ni biz açtık artık gidip güzelleşmek de sizden. Giden selamımı söylesin, indirimini alsın :) Sahibesinin güzelliğini size referans olarak gösterebilirim. :)



Dün ise malum Anneler Günüydü... Biz biraz kırlara açıldık.Güneşin oyunlarını görüyormusumuz fotoğrafta... O papatyaların arasında yattım yuvarlandım. Hindibalar topladım, üfledim. 
Bizi özlemiş miydiniz?  :) :)


İşte böööle böle
 Hayde gittim ben.