Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
Korkma ben varım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Korkma ben varım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2012 Salı

Korkma Ben Varım

Korkma Ben Varım çok ilginç bir kitap.Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir"girişiyle başlıyor. her gerçek okuyucunun hoşlansın hoşlanmasın böyle bir deneyimi yaşaması gerekir diye düşünüyorum. İlk yirmi sayfa falan , ne oluyoruz üleyn dedim. Sanırım okuyamayacağım, tarzım değil diye düşündüm. Fakat sonra, sonrası bir tufan. Matruşka diyebilirim, sürpriz yumurta diyebilirim. her an ne ile karşılaşacağınız meçhul. Murat Menteş'in bizi aforizma bombardımanına tuttuğu kesin . Bir de müzik bilgisinin sağlamlığına şapka çıkarttım. Biraz Murakami havası sezdim hatta...Alttan alta bir müzik sesi hep kulağınıza geliyor, konuşan kediler düşünen köpekler de romana gerçek üstü bir hava veriyor.

Kitabın bir yerinde Ömer Seyfettin'in Yüksek Ökçeler adlı öyküsünü baya baya okuduk. Bir yerinde bir çizgi roman çıkıyor karşımıza ve Abdülhamit'in bir kunduracıya hediye ettiği papağanının öyküsünü okuyoruz. 11 sayfalık bir çizgi roman bu...Sonra o papağan günümüzde , romanın kahramanlarından birinin evinde karşımıza çıkıyor. Çünkü kahramanımız , kunduracının torunu...


Kitabın benimle ilgili özel yanları da vardı. Mesela , size anlatmayı unuttuğum bir yarışmayı bana kazandırdığını, yarışma jürisinin dikkatini çekmeyi, bu seçimin olduğunu düşündüğüm , Charlie Chaplin'in Altına Hücum filmindeki çatal bıçakla potinlerini yeme sahnesinin olayın ertesi günü kitapta karşıma çıkması...Kitapta ki olayların Üsküdar-Kadıköy ve Beşiktaş iskelelerinde geçiyor olması. Sözü geçen mekanların, sokakların çoğunu biliyor olmak da ayrı bir hoşluktu.

Duş alırken George Baker'in Little Gren Bag şarkısını söyleyen ve adı Müntekim Gıcır Bey olan bir kahramanı olan bir roman olması bile okumam yeterli bir sebep bence:))

Murat Menteş herhangi bir yazar değil, kendi okuyucu kitlesi olan bir yazar.Okurken kelimelerin diziliminden aynı bir şair gibi dediğim yerler oldu meğer şairmiş de aynı zamanda...
Şiirlerinden bir örnek aldım buraya, hem de hınzırca bulduğum yazı dili hakkında da fikir sahibi olursunuz böylece...

Seksapel Seksen Papel

Bir 45’lik lütfen; plak ya da tabanca.
Stresli bir gangster başka ne ister?
Aşiretim kötürüm çetem komada
Hareketli bir hedef gibi Jüpiter

Telefonum çalıyor, arayan canlı bir kız!
Ateş ile barut süper bir ikilidir.
Kimsecikler kırılmaz, hangi çağdayız?
Hem cinayet göründüğü kadar zevkli değildir.

Pekala, yanılmışım fakat isabet olmuş:
Taziyeye giden bir ağır hasta gibi
İmgesel rehineler, simgesel değiş tokuş…
Kainatı görmezden gelemezsin ki?

Radyo anteni sanki, Türkiye’ye yapışık,
Halka dik dik bakan 30 bin heykel.
Duygu, zaman, imaj, beden her şey kiralık
Maalesef, mesela seksapel seksen papel.

Avını kovalarken kaybolmayasın?
Şans, bir aptalın temel ihtiyacıdır.
Paso lagaluga, habire mırın kırın
“İnşallah” demeyen paranoyaktır.

Murat Menteş





“Öldürdüğüm insanlarla iyi arkadaş
olacağımızı düşünmüşümdür hep.”

Dublörün Dilemması’nın yazarından komik, hızlı, şoke edici bir roman daha.

Gönül İşleri Bakanlığı’nda basın müşaviri dövüş ustası Fu.
Başkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey.
Tarih öğretmeni dilber Şebnem Şibumi.
Padişah yorganları satıcısı Enver Paşa.
Dul gangster Hayati Tehlike.
Mr. Spock, Abdülcabbar, Ruhiye Hanım, papağan Huduni, cin Jajha, Atom Bombacıyan, Uçan Kız, Abidin Dandini, Leyla Kalahari ve diğerleri…

Korkma Ben Varım’ın her sayfası sürprizlerle dolu.
Aşk, dostluk, intikam, yalnızlık ve şiddetin ustaca harmanlandığı roman, olağanüstü bir enerji saçıyor.

“Bu kitap karnaval sırasında başgösteren bir bombardımana benziyor.”
MURAT UYURKULAK





Derecelendirme: 8.8/10

6 Ocak 2012 Cuma

iki kitap bir film

Bir akşam Cancan'lara gitmiştim...Daha doğrusu Zeya'ya gitmiştim de önce onlara uğramıştım... Can'ımla oynarken vakit nasıl geçmiş anlamadım, Zeya aradı- Lale Abla neredesin dedi... Ben de gitmek için kalktım. Cancan gitme dedi... Gideyim bak karanlık oldu korkarım dedim... Korkma korkma ben varım dedi... İçim eridi , aktı gitti... Sonra bir gün Tülay, bir kitaptan , bir alıntı koydu... Adı'' Korkma Ben Varım'' Yazarı ; Murat Menteş...Hiç bir kitabını okumadım dedim... kitabı tavsiye ettiğini söyledi. Ben o akşam D&R' a gittim. Yokmuş. Başka kitap aldım çıktım( Kafka'nın Bebeği). Ama iki gün sonra kitap elimdeydi. Yazımı okuyan ve kart etkinliği dolayısıyla birbirimizde adreslerimiz olan Ayşegül-Anne mahsustan blogcu- bana bu kitabı gönderdi.Ben bu iki kitabı kardeş kitap ilan ettim:)ikisi de birbirine sebep oldular...
kitabın arasından kafayı uzatan kırmızı çiçeği gördünüz mü? Leylak Dalıcımın hediyesi ...kırmızı laleye de böyle araç yakışır...




Şu an da elimde Kafka'nın Bebeği var...Franz Kafka'nın gerçek hayatından kesitlerinde olduğu
masalımsı bir kitap... Yazarı;Gerd Schneider; öğrencilik yıllarından beri Kafka'nın kimliği üzerine çalışmalar yapıyormuş.Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış. En sevdiğim yayın evidir. Baskısı özenli, kapak çalışmaları süperdir. Kitabı elinizde tutarken bile farkı anlarsınız. Şimdi kırmızı iç kapağı ile o kadar şirin ki kitabım mesela...
Kitap çok keyifli, Kafka'nın sevgilisi Dora;O'na elma dilimleyip uzatırken ben de bir dilim elmayı ağzıma götürmek üzereydim.Dün Kafka Kafe'de çayımı içtim, bu gün birlikte elma yedik:) Ben bunu işaret olarak alıyorum...Prag'a Kafka'nın evine yapacağım seyahatin işareti olarak. Yol arkadaşım da hazır.Dimi Ataletim canım benim...

Bu akşam ayilecek sinema gecemizdi... Kurtuluş Son Durak'ı izledik, CAPİTOL'de...


İki salonda birden oynadığından olsa gerek, bizim salon pek kalabalık değildi... Hem film hem de vermek istediği mesaj çok iyiydi. Kadınlara şiddetin konu olduğu bunu şiddetle değilde mizahi yoldan verildiği bir filmdi...Oyuncu kadrosu muhteşemdi. Demet Akbağ yine oyununu konuşturmuştu, Asuman Dabak yine öyle...Belçim Bilgin'i Hatırla Sevgiliden beri çok beğeniyorum ...saymaya gerek yok herkes çok iyiydi...Filmde çok güzeldi, izlemenizi öneririm...


Bu günkü lodoslu havadab sonra yağmur geldi nihayet...şimdi başladı...Ben klavyeye tık tık vururken o da cama vuruyor tık tık...Birbirimize yoldaş olduk gecenin bu saatinde.