Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

11 Mart 2013 Pazartesi

Günlerin getirdikleri

Cuma gününden başlayalım...Cuma günü sabah Özlem'in(Macera Kitabım)haydi Lale Abla demesiyle kendimi Budapeşte'nin peşinde buldum...Budapeşte; Remzi Kitapevi Kafenin özel bir tatlısı daha doğrusu pastası...Ben hiç yemedim deyince Özlem; aaa , mutlaka tatmalısın demişti...Rezzan'da katılınca bize Suadiye-Remzi Kitapevi  Kafede, kitaplar arasındaki sohbetimize işte bu Budapeşte eşlik etti:)...

 Yolunuz ,Suadiye taraflarına düşerse mutlaka tadın derim... Dışı acıbadem kurabiyesi,içi lezzet yüklü acaip bişi...



Sohbet sonrası  caddede Rezzan ile yürüyüş yaptık.Hava miiiis, cadde boyunca sıralanmış çiçekçilerden gelen baygın çiçek kokuları eşliğinde yürüdük de yürüdük,Mısırlı Mağazasının Kadınlar Günü nedeniyle verdiği kokteyle uğradık,şampanya kadehleri tokuşturduk...




Akşam olunca herkesler evine dağılınca ben önce Kadıköy'e geçtim oradan,çarşıda biraz dolaştım. Kendime ahşap,el işi laleler aldım...Evime geldim...


Eve gireli yarım saat olmamıştı ki Gamse aradı.- Anne hemen çık,Capitol^e gel,Banuş'da geliyor,sinema bileti alıyorum dedi...Kocam maçta,Naziş arkadaşlarıylaydı zaten...Banuşun kızısı Cemre'de geldi...Hep birlikte Romantik Komedi-2 izledik...Güldük mü? güldük...eğlendik mi? eğlendik...iyi geldi...Aslında benim izlemek istediğim film Aşkın İzleri adlı filmdi ama genç kesim onu tercih etti...fena da olmadı...





Cumartesi günü Banu ve Naziş ile program yaptık...Kahvelerimizi Kadıköy Türk kahvecileri sokağında içtik...Sonra Moda'ya doğru yürüdük,iskeleye indik...











 
Öğle yemeğimizi iskeledeki,Beltura ait restoranda yedik... Burayı da tavsiye ettiğim yerler listesine ekleyebilirsiniz...Denizle kucak kucağa yemeğinizi yersiniz. Bir BELTUR işletmesi olduğu için fiyatlar da oldukça uygun...İster kahvaltınızı yapın,ister tostunuzu yeyin çay için,isterseniz et ya da balık yemekleri yeyin...Ne isterseniz var...Biz yediğimiz mantının sunumuna da lezzetine de bayıldık...Üstüne de çaylarımızı içtik,daha ne olsun ayol... Biraz kıyıda yürüdük,sonra tekrar Kadıköy'e yürüyerek döndük ve Gamse ile buluştuk,biraz alışveriş yaptık. Eve geldiğimizde ben artık müsade ederseniz yorulmuştum:))Bir de gördüm ki, mart ayı D&R siparişlerim gelmiş...Akşam yemeğidir,çayıdır derken  kucakladım kitaplarımı yatak odasına kaçtım...Yatakta kitap okurken kitap suratımda uyuya kalmışım....





Pazar günü,sakına sakın bana dokunmayın dedim,evde geçirdik...Çok güzel bir kitap okuyorum...''Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü''İki akşamda yarısına geldim...Bu kitabı size doya doyaaa anlatmak isterdim ama Ataletim canım benim Kitaplık Kurdunda öyle güzel anlatmışki,üstüne edilecek tek kelime dahi bulamadım...
Buradan okuyabilirsiniz..

Bugün de önce Kocamın bir ahbabını uğurladık Şakirin cami avlusundan...Yaşarken tanışmak kısmet olmamıştı ama son yolculuğuna uğurlayanlar arasında oldum...

Akşam da yemektir,dizidir falandır filandır,yazım bitince tekrar kitaplarıma,dergilerime döneceğim...Sözcükler dergisinin 42.sayısı çıktı,aldım ama henüz göz bile atma fırsatı bulamadım. Sadece hangi yazarlar yer almış onlara baktım...

Yarın için Kocamın yeğenleri ile programım var, bugün arayıp yenge yarın bizimlesin dediler...Nişantaşı civarlarında  olacağız...

Haydi gittim şimdilik...

Not: Hande/Gülümse...Hani adres:)
 



9 Mart 2013 Cumartesi

ÇEKİLİŞ SONUCU

Öncelikle gecikme için özür diliyorum...Aniden sinemaya gitmeye karar verince,apar topar evden çıkınca ve de eve geç dönünce böyle oldu...

Ama siz benim böyle  telaşlı hallerimi, birden bire çıkıveren  programlarıma yabancı değilsiniz...

Önce videolu bir çekim yapalım dedik ama o kadar güldük ki, üstesinden gelemedik...Sonunda  çekilişi ben kendi ellerimle yaptım...

Hande Hanım...Adresinizi bana maille bildirirseniz, çok sevdiğim bir yazar olan Magda Szabo'nun ''Kapı'' adlı kitabı artık sizindir:)) Çok güzel de bir filmi olan bu kitabı çok severim...İki kadının hikayesi oluşu nedeniyle bugüne de yakıştığını düşünüyorum...




Size keyifli okumalar diliyor,katılan herkese çok ama çok teşekkür ediyorum.

EMAİL...laleninbahcesi@gmail.com

8 Mart 2013 Cuma

Çekiliş hakkında

Kitap çekilişi ile ilgili bugün ikinci kez yorum bırakılamadığı hakkında mail aldım...Bloga yorum bırakmakta zorlanan arkadaşlar laleninbahcesi@gmail.com adresine bana mail atabilirler...

Bu akşam saat sekizde  çekilliş yapacağız...Kitap seçimi hakkında hiç düşünmedim bile,bugüne en yakışan ve benim çok sevdiğim bir kadın yazarın çok sevdiğim bir kitabını hediye etmek istedim...Yine tekrarlayayım beni blog dışından izleyen herkese açık...

Hepinize sevgiler



Bugün Dünya Kadınlar Günü...Kadınların eşit haklar istediğinin,emeklerine saygı istediğinin bunun için 40.000 dokuma işcisinin ayaklandığı ve 129'unun bu uğurda öldüğü gün...Son senelerde özellikle Türkiye'de bugünü kasti olarak  bir Sevgililer Gününe sokma çabası var...Bugün Emekçi kadınların günü unutmayın....


Beni blog dışından takip etmek isteyen okuyucularım için bir kitap hediye etmek istemiştim. Bu da anlamlı bir güne kodlansın ki, belki gelenekselleştiririz:)

Katılım için bugün son gün... Bende mi? Brütüs  başlıklı yazının altına , blog dışından izleyicilerimim yaptığı yorumlar arasında bu akşam bir çekiliş yapacağız ama  artık bu yazının altına da yapılabilir. Çünkü,o yazı  sayfanın çok altlarına kaydı artık.

Tüm adsız,sessiz,blog dışı izleyen,okuyan tüm okuyuculara açık olan bu davet için bu akşam saat sekiz sondur... Kitap ismi sürpriz olsun,ama en sevdiğim kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim:))

7 Mart 2013 Perşembe

bir film bir kitap bir yemek

Avusturya sinemasında kendine yer edinmeye çalışan Umut Dağ' a ait bir film ''KUMA''..Berlin film festivalinin panorama bölümünde ön gösterimi yapılmış...''Kuma'' değişik bir kuma filmi...Avusturyalı gurbetçi bir ailenin annesi,ölümcül bir hastalığa yakalanınca kendi köyünden bir kızı kuma olarak,kendi alıyor...Köyde sözde oğluyla evlendirdiği kıza düğün yapıp Avusturya'ya götürüyor.İşte bundan sonrasında birden fazla ters köşe var...




Kitap...Sadakat/İnci Aral...Sadakat bir İnci Aral klasiği ama kadın erkek ilişkisini İnci Aral'dan daha iyi anlatan görmedim ben...Bu kez Özgürlük-Sadakat ilşkisini ele almış...,kadının tek teraflı anlatımıyla sürüp gidiyor.Bana  deseniz ki en sevdiğin İnci Aral kitabı hangisiydi...'MOR''  derim.







Bugünün yemeği etli kuru biber dolması...Bildik malzemelerle yapıyorum ama şöyle bir farkla, kıymayı ve soğanı birlikte hafif kavurur gibi yapıp,pirincini ekliyorum,pirinçle de biraz kavurmaya devam edip salçasını ekliyorum biraz da salçalı halde  devam ediyorum olaya ve baharatlarını ilave edip kapatıyorum...Sıcak suda yumşamalarını sağladığım kurutulmuş biberleri dolduruyorum...



Siz beni dinleyin bir kez de bu usulde deneyin...Dinleyin diyorum çünkü, mutfağın dikenli yollarında tek başına yürümüş biri olarak söylüyorum size, Annesinin,nişanlısına-bak oğlum, kitap okur,film izler,iyi tavla oynar bir de iyi yüzer dediği biri olarak,ıspanak diye roka almış biri olarak, evliliğinin ilk yıllarında yemeğe gelecek misafire ,yemek kitabından ,resimlerine bakarak yemek seçen biri olarak söylüyorum size,izimden gelin:)))))Ben boşa mı? diyorum,ıspanağı bir kilo yıkayacağınıza iki klo yıkayın,dondurucuya atın, mutlaka haşlanmış kuru fasulye,nohut ve yeşil mercimek bulundurun dondurucuda diye...Niye, benim  düşe kalka edindiğim tecrübeler size bedavaya gelsin diye:))))


Şimdilik de bu kada

  Not: Not: Beni dışardan yani blog dışı izleyen izleyiler için yaptığım 8-Mart-Kadınlar Günü  kitap hediyesi çekilşi için  aşağıdaki Bende mi? Brütüs  başlıklı yazıya 8-Mart akşamına kadar yorum bırakabilirsiniz..


5 Mart 2013 Salı

sırtım güneşe yüzüm karayele

Önce dün akşamdan başlayalım...Dün akşam bu masanın etrafında şen saatler geçirdim...Kızkıza toplandık yine...Nalan,Magissa,Zeya,Ebru,Elçin ,Zuz ve de bendeniz cennet kuşu:)..Ev sahibemiz Ebru'ydu...

Bu börek gecenin yıldızıydı...hemen tarfini aldım,patatesli ve kaşarlı...Bizim evin sakinleri buna bayılır...



Bugün ise havanın parlaklığına aldanıp çıkmış bir karayel mağduresiydim...Güneş ne kadar ısıttıysa karayel o kadar üşüttü...Sırtımı güneşe verdim,yüzüm üşüdü,yüzümü güneşe verdim bu kez de sırtımı üşüttü ama yine de pırıl pırıl havanın tadını sonuna kadar çıkarttım...Koruda yürüdüm, Bordo Köşkün bahçesinde kitabımı okudum,kahvemi,çayımı içtim....Yürüyüş sırasında güneş vurmuş bank gördüm mü? hemen oturdum,kitabımı açtım...






Bugününn filmi ise ''Purge'' idi...çok ödüllü bir film ama bana sabah saatlerime çok sert  geldi...İnsan keyifle kahvaltı ederken ya da sabah kahvesini içerken izlenilebilecek bir film değil...Rus fuhuş mafyasından kaçan genç bir kızın,sığındığı yaşlı kadınla ilişkisi...Estonya'nın Sovyetlerin elinde olduğu yıllarda geçiyor. Genç kızla yaşlı kadının yolu çok yıllar öncesinden kesişmiştir aslında...Yaşlı kadın şöyle der filmin sonunda-Herkes hızlı koşamaz ve herkes saklanacak güzel bir yer bulamaz...




Bu akşamın dizisi ''Seksenler''...Seksenler izleyeceğiz tamam da,son zamanlarda düştüğü tekrarlar,lüzumsuz uzatmalar, neredeyse dizi uzunluğunda ki özeti beni sıkmaya başladı...

Şimdilik bu kadar...

 Not: Beni dışardan yani blog dışı izleyen izleyiler için yaptığım 8-Mart-Kadınlar Günü  kitap hediyesi çekilşi için  aşağıdaki Bende mi? Brütüs  başlıklı yazıya 8-Mart akşamına kadar yorum bırakabilirsiniz..


4 Mart 2013 Pazartesi

Bir Kitap bir film bir yemek

Önce kitap... Nazar/Reha Çamuroğlu

Reha Çamuroğlu'nun ilk okuduğum kitabı...Pagan kültüre meraklı olan Naziş'in aldığı bir kitap...Cadılar,cadı avcıları,kilise,engizisyon ...Bunlar kitabın görünen yüzünde....Alt metinde ise hiç değişmeyen  siyasi oyunlar...Reha Çamuroğlu bir cadı avı  hikayesi anlatırken ,günümüze göndermeler yapıyor...Bir rahibin ağzından söylenen şu söz mesela,hiç değişti mi? doğruluğu,üstünde tartışma bile götürmeyen doğruluğu hem de...
Siyaset; Sürüleri toplamak,birleştirmek,yeri geldiğinde ise dağıtmak ve parçalamak sanatıdır...
Konu  Ortaçağda  batının dul ve yalnız bir kadına bakış açısını anlatıyor aynı zamanda ben kitabı okurken, Umberto Eco'nun ''Gülün Adı'' adlı romanını anımsadım hep....Bu kitabı okurken;toplumlar nasıl kışkırtılır dehşet içinde okuyacaksınız... Ben kitabı beğendim...Kitap kapağında yer alan Fatima'nın gözü,özellikle Orta Doğu ülkelerinde nazara karşı üstte taşınır... Naziş, Musevi okulunda çalışırken onlarında nazara karşı bu simgeyi taşıdıkalrını  anlatmıştı...Onlar hamsa diyor biz Fatima'nın eli ya da ya da Fatima'nın gözü diyoruz...Ben bilmediğim zamanlarda ''Kapalıçarşı'' da kuyumcu vitrinlerinde altın küpelerini görür lale sanırdım:)))

Gelelim filme...Büyük kızımın kitap tavsiyesinden sonra küçük kızın film tavsiyesinde sıra...Gamse bu filmden bana çok daha önceleri söz etmişti,mutlaka izle anne demişti ama sıra ancak geldi...
Filmin adı; KORO...




1948 senesinde Clement Mathieu isimli bir müzik öğretmeni çocukları rehabilite etme amaçlı bir yatılı okula müdür olarak atanır. Buradaki baskıcı eğitim ve çocukların umursamaz tavırları başta onu hayalkırıklığına uğratır. Ancak Clement müziğin gücüyle zorlukları aşacağına inanmıştır.Filmi mutlaka izlenmeli kategorisine koydum...

haydi şimdi de yemek yapalım...Bu tarifi zaman zaman tekrarlarım, peki niye ,sorun niye...Çünkü çok kolaydır, lezzetlidir,sunumu iyidir,servisi çok rahattır...Yanına bir pilav ve bir salata yaptınız mı? akşam misafirlerinizi bile süpper bir şekilde ağırlarsınız...


Kişi başı birer tavuk pirzola,kalçadan buttan hazırlatılınca apeyce büyük bir porsiyon oluyor...Şimdii bunu,iki kaşık  zeytinyağ, bolca kekik,kırmızı pul biber,karabiber ve tuz ile yapacağınız fırın tepsisinde bir güzel harmanlayın...Derili kısımları üste gelecek biçimde,yerleştirin ki, deriler kızarsın...İki havucu boylamasına dilimleyin,iki patetesi de elma dilim yapın, kalınca olsun ama...sivri biber bir kaç tane,iki üç baş sarımsak soymadan,üst kabukalrını alabilirsiniz. Bütün olarak yıkayın,sakın soymayın...15-20 adet arpacık soğan,olmassa iki kuru soğanı,ikiye veya dörde bölün,iki üç domatesi ,dörde bölün,sebze kısmını sadece tuzluyorum..Sebzeler kendi  tatlarında olsunlar diye ve yağlamıyorum...Aralara bir iki defne yaprağı da koyabilirsiniz...Tepsiye bunları da boşluklara yerleştirin... Ben patates ve havuçları toplu olarak bir köşeye koyuyorum,servite rahatlık açısından...Şimdi sürün fırına...Siz pilavınız yapın...İyice pişince,fırının ızgara kısmını açıyorum bir kaç dakika ki, üstleri kızarsın.....Sarımsakları,diş diş ayrın,yerken,hüüüp diye çekin içinize:))lezzete inanamayacaksınız...Hayde afiyet olsun.

Not: Beni dışardan yani blog dışı izleyen izleyiler için yaptığım 8-Mart-Kadınlar Günü  kitap hediyesi çekilşi için  aşağıdaki Bende mi? Brütüs  başlıklı yazıya 8-Mart akşamına kadar yorum bırakabilirsiniz..