Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

1 Mayıs 2013 Çarşamba

30 Nisan 2013 Salı

Aileler yarışıyor

İki hafta önce katıldığımız ama kazanamadığımız yarışma, bugün yayınlandı...Hani denir ya hep;önemli olan katılmak diye, gerçekten de öyleydi bizim için. Hani katılmışken bir de kazansak süper olurdu ama ne yapalım, en azından çok hoş bir anımız oldu.




Kendimi tanıtırken,program sunucusu Ufuk Özkan;  ''İmza;Kızın'' ve ''İmza Karın'' dan söz edince pek etkilendi ve böyle alkışladı:))
 
Böyle neşe içinde de dönmüştük...

Bugünün konusu buydu... Sözü edilecek filmler,kitaplar ve mekanlar var onlar bir sonraki yazıya....


Not: Yarışmayı,izlemek isteyenler var,onlar buraya bir TIK izleyebilirler..



29 Nisan 2013 Pazartesi

Yarışmacı Lale:)

Bugün TRT1 ''Aileler Yarışıyor'' dayız...Beklentiye girmeyelim. Yenildik, yenenler utansın:))Öncesinde ve sonrasında çok eğlendik. Yarışma anında ne yaptık ,hatırlamıyoruz bile, siz de izleyin ve unutun:)) Saat 14.30 gibi başlıyor.

Erguvanlı cumartesi

Aynen önerdiğim gibiydi cumartesi...


Erguvanlıydı,mor salkımlıydı, kitaplı,kahveli ve çok sevdikliydi...















Henüz uyanmıştım ki, kocam , dışarda yapalım kahvaltıyı buyurdu...Gamse'nin kendi arkadaşlarıyla programı vardı,Naziş zaten çoktaaan çıkmıştı,kursa gitmek için. Hoop dedik çıktık hemen.
 Caanım koru ne güne duruyordu,yabancı mahallere ne gerek vardı...
Koru erguvani örtüsünü giymişti bugün, kafanı kaldırsan erguva,sağa baksan erguvan,sola baksan erguvan ,bastığın yer erguvandı.












..




 



Böyle doyumsuz bir yürüyüş yaptık koru içinde ve ''Bordo Köşk'' e konuşlandık. Saat henüz 10 falandı ama dönerci tezgah başına geçmiş,bahçenin bir köşesinde dönerini sarıyordu....Kocam hemen bir durum ayarlaması yaptı,öğlene doğru gtüneş buraya gelir,şurada dikleşir tepene biner, rahatsız eder dedi ve en güzel yeri seçti ama ben ondan sonra tam üç yer değiştirdim:)) Ecem kuş bilir benim bu hallerimi:)) Kahvaltımızı ettik, kahvemizi içtik,kitaplarımızı,gazetelerimizi okuduk. Ben hatta   gazetenin içinden çıkan SBS testinin Türkçe bölümünü bile çözdüm:))


Öğle olunca,Naziş'in kurs çıkış saatinde ona mesaj attım. Dedim ki; Biz korudayız, kocaman bir döner var, burada...tabi karnı aç olan Naziş'i  bu çok duygulandırdı,derinden etkiledi, can evinden vurdu))...Ve-sakın yemek yemeyin, beni bekleyin diye  cevap verdi.


Naziş'de gelince bir de döner muhabbeti yaptık, biraz sohbet, biraz kitap faslı daha yaptık ve eve dönüşe geçtik. Dönüşte,  koruyu ,sincap heykellerinin tepesine binen sünnet çocuklarına , düğün fotoları çektiren

gelinler ve damatlara  bıraktık ....


 

 


Bu gece Survivor gecesi ben Doğukan hatrına ünlüleri geri kalan ahali gönüllülerin tarafını tutuyor..

Bu arada ,içinde benimde yazımın olduğu İmza:Karın çok yakında raflarda yerini alacak. Umarım İmza: Kızın'ının gördüğü ilgiyi görür ve amacına ulaşır.Londra'dan yazan Zeynep; Orada gittiği kitap fuarında ''İmza:Kızın'' ı da gördüğünü söyledi, beni çok sevindirdi.

26 Nisan 2013 Cuma

Hafta sonu önerileri

Artık bahar geldi diyebiliriz. Hatta bugün acep baharı görmeden yaz mı?  geldi dedim:))

Size ilk hafta sonu önerim, tabi İstanbullulara....Erguvanlar artık tamamen açtı, boğaz erguvan renginden bir örtüye büründü. Bu şenliği kaçırmayın. Ayol   deniz kıyısında bir bankta mı? bulamıyorsunuz. Termosunuza çayınızı koyun, bir sandviç hazırlayın kitabınızı da alın gidin... Arada kafanızı kaldırdığınızda erguvanlara size el sallar...




Gündüz evden çıktınız, erguvanlı erguvanlı gezdiniz. Geldiniz televizyonda bişicikler yok, alın size lezzetli bir film ama eve gelirken mutlaka pasta alın demedi demeyin valla yanarsınız.






Sabah saatlerinde ya da, gece herkes yattıktan sonra da bu kitabı  okuyun ,ben öyle yapıyorum:)





Peki sizin programınız nedir.

25 Nisan 2013 Perşembe

Kitaplar .... filmler

Bu filmleri izledim






'Babamın Sesi '' biraz ağır tempolu bir film ama size bir söyleyeceği olan filmlerden... Ben  beğendim.


Elveda Katya ,bir çok ödül almış...Kadir İnanır'da sevgisizlik ancak böyle oynanır dedirtmiş,

 


 Bu kitabı okudum. Sıra sizi tanıştırmaya geldi, Sera Hatun ile...Beni  ilkokul arkadaşım; Jale tanıştırdı yazarı  Hümeyra Kaya ile ve kitabın bana ulaşmasını da sağladı... Kitabın bana hediyesi Albert Dürer'in ''Dua Eden Eller'' tablosu ve hikayesi...Bir tek bunun için bile yüzlerce kez teşekkür edebilirim, Hümeyra Kaya'ya...
Sera Hatun'u bir solukta okudum. Hikayesiyle,insana aşıladığı umut ile, bittiği  sanıldığı yerden yeniden başlayan bir hayat hikayesi  var Sera Hatun'un...Aşılmayacak sanılan zorlukların aşılabileceğini, bitmeyen aşkları, karşılık beklemeden sevmelerin nasıl olabileceğini ,bumerang etkisinin hayata nasıl yansıdığını görmek isterseniz '' Sera Hatun''u okumalısınız.








 



 Bir dost  kitap yazdı hemi de bir blogger O...bir diğeri de imza gününe gitti, imzalattı, elcağızlarıyla yaptığı kuşların kanadına tutturdu gönderdi... Pie Kurabiye, Petek'im...Leylak Bacı'nın bir yazısınına yazılan bir yorum  bizim yollarımızı kesiştirdi, kendisi kitaplığımdaki imzalı kitapların sponsoru olma yolunda hızla ilerlemekte:)) Melek kurabiyelerin melek  kalpli  sahibesi...Müge Sandıkçıoğlu,o hepimizin gönlünden geçeni dile getirir,getirmekle kalmaz yazar üstüne üstlük ve bir bacım  yazar, sanki kulağıma gelir sesi... İkinci kitabı ''Göçmen Ruh''  da yine döktürmüş...





 



 Kitaplardan söz edilmişken, D&R aylık sipariş listemdeki kitaplarım geldi...Valla ayıptır söylemesi,mayıs ayında okunacak kitaplarım da şahane...Okudukça konuşuruz üstlerinde.





Gezme tozma muhabbetine gelirsek,bugün okey grubumla buluştum,ilk turda yerlere serildim ama ikinci ve üçüncü  turda Lale Devri hüküm sürdü:)

Hayde şimdilik gittim ben.







Not: bu yazının, resimlerin şekilsizliğinin günahı vebali ''blogspot''un olsun...Beni öldürdü, bir yazı ekleyene kadar...

















23 Nisan 2013 Salı

Senin içindeki çocuk iyiki de hiç büyümedi,  o yüzden yüzyıllar geçse de hep genç kalacak fikirlerin...


Kutlu olsun 23 Nisan