Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

18 Ocak 2013 Cuma

benden ,bizden,filmden,kitaptan, ordan ,burdan

Öncelikle teşekkür ediyorum, blogun yeni yaşına girişi için yaptığınız yorumlara...Sessiz okuyucularıma da gelin artık tanış olalım demiştim, ses verenler oldu,çok ama çok memnun oldum. Teşekkür ediyorum.İnsan kimlerin okuduğunu merak ediyor,doğrusu:)Umarım  bu tanışıklık karşılıklı olarak hep devam eder.


Son iki gündür bizim evde hummalı bir temizlik vardı. Dün bütün  çekmeceler,dolaplar yeniden düzenlendi, açıp açıp bakıyorum.Kocam iyi ki kitap okuyup,film izliyorsun yoksa eve kafayı bozabilirdin dedi:)) Bugün de genel temizlik yapıldı, ev yerinden ırgandı...(ırgandı, başka yörelerde kullanılır mı? bilmiyorum ama  sallandı,yerinden oynadı gibi kullanılır...Bu eski kelimeler unutulmasın istiyorum,dil gittikçe fakirleşiyor sanki)
Ev yerinden ırganıp da sonra tekrar yerine yerleşince bu sefer yemek faslı başladı...  Önce ayvalı,portakallı kereviz pişirdim. Artık patates yerine ayva koyuyorum... Arpacık soğanlar, diş diş sarımsaklar ve küp küp havuçlarla birlikte sotelendi, sonra yine küp doğranmış kerevizler ve ayvalar birlikte atıldı. Biraz  birlikte piştikten sonra iki portakal suyu ilave ettim, yarım fincan da pirinçDolapta bir avuç haşlanmış bezelye vardı bu da benden olsun dedim:).En son da incceik doğranmış kerviz sapları ve yaprakları girdi tencereye...Ayva ve havuç tatlı olduğu için bir kesme şeker koydum, tuzunu zaten önceden koymuştum. Valla yeme de yanında yat  bi haller oldu. Ana yemek için detaylı bir şeye zaman yoktu,dondurucudan hemen iki palamut çıkardım, dilimledim birazını bol soğanlı sarımsaklı ve domatesli buğulama çoğunu da tava yaptım. Çorbamız dünden vardı zaten...Oldu da bitti maşşallahhhh .




İki filmimiz var.İlki hayatımda izlediğim en şaşırtıcı en şoke edici filmlerden biri diyebilirim.Köpek Dişi... Yunanistan'ın 2009  Oscar adayıymış. Aileye farklı bir bakış açısı,Ailede totolarite  falan filan...İnanılmaz bir sinema deneyimi... +18 sahneler var o yüzden oturup çoluk çombak izlemeye kalkmayın.



İkinci filmim,dün mutfakda çekmece düzenlerken,Türkçe dublajlı bir film seçeyim dedim, Gamsegamse sinemada izlemiş beğenmemişti ama  diğer filmlerimde  alt yazılı olduğu için izleyeyim dedim. Elveda ilk aşkım ve son aşkım filmin adı... Kıyamet kopmasına iki hafta vardır ve herkes  bu iki haftayı  sevdikleriyle geçirmek peşindedir. İlk aşkının yanına gitmek isteyen bir adamla, ailesinin yanına gitmek isteyen bir kızn yolları keşisir. Film bir yol hikayesi gibi geçiyor. İlginç sahneler, diyaloglar vardı ama sinemada izlemediğime sevindim. Çünkü sinema  salonundan çıkarken  , ya çarpılmış gibi ya da yüzümde gülümseme ve keyifle çıkmak isterim.


Kitabım Virginia Woolf'un Mrs Dalloway...Virgina Woolf ;kadın okuyucu için çok özel bir yazar... O demiştir, eğer yazmak istiyorsan kendine ait bir odan ve kendi kazandığın paran olmalı diye...Bu bence günümüz manifestosu olmalı, sadece yazmak için değil  herşey için...
(yorgun annesine,kahvesinin yanına en sevdiği elmalı payı getiren Naziş'de ayrı bir alkışı hak eder doğrusu:)
___________________________________________________________________________-

Bugün akşam saatlerinde M.Ali Birand'ın öldüğü haberi geldi...Gün içinde ölmeden öldüğü duyurulmuş sonra yalanlanmıştı. Adını ilk ''Ortak Pazar Hikayesi'' ile duymuştum. Kim ne derse desin Türk   yazılı ve de görsel  medyasına damgasını vurmuş biridir. Uğurlar olsun, yolu ışık olsun...Mekanı cennet olsun.




10 yorum:

  1. ilk hastam.. ığrandıkça çiğinlerim ağrıyor demişti.. =) ben de uzaylı görmüş gibi kalakalmıştım..

    dilin zenginliğini çok severim..

    seni deöyle..
    elmalı pay nefis görünüyor.. en de erikle pişmiş et yemekten geldim =)..

    sevgiler..
    atalet

    YanıtlayınSil
  2. Bu yaşıma kadar burun kvırdığım kerevizi ilk defa pişirdim geçen hafta.Aynen dediğin gib;portakal suyunda ve ayvalı. Soyarken tiksndiğim kokusunu unutturacak lezzetteydi. Ama çok sık yer miyim? Hayır:)

    Evin güle güle kirlensin.

    Köpek dişi'ni de yazıyorum bir kenara

    Öpüyorum temiz temiz


    YanıtlayınSil
  3. eneeemmm kayınvalidem de yapardı erikli et, bi de kurutulmuş kızılcıkla...İlk duyduğumda o ne yav demiştim ama sonra çok sevdim. O gitti gideli de yemedik

    YanıtlayınSil
  4. yine dopdolu, sıcacık bir yazı :)
    sevgiler.

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili Lale ablacığım,
    Bende sizi 1 yılıdan fazladır sessiz takip edenlerdenim. Dünkü yazınıza bende ses vermek için yazmak istedim ancak işyerinde olduğum için tam yazarken kapatmak zorunda kaldım.
    37 yaşındayım,1 kızım var, İstanbulda yaşıyorum, çalışıyorum.
    Her gün mutlaka bloğunuza girer bakrım, bazen günde 2-3 kere. Sizi takip etmekten müthiş keyif alıyorum. İdolümsünüz...
    Benimde çocukluğumda fındıkzade ve goralı var. :)
    Kerevizi çok severim, bende portakallı yapıyorum. Ama ayvalı denememiştim en kısa sürede yapacağım.
    Bende size pırasayı 1 portakal suyu ile denemenizi öneririm, onada çok yakışıyor.
    Şimdilik bu kadar belki ileride yine ses veririm.
    SemaG.

    YanıtlayınSil
  6. sevgili Sema
    Çok teşekkür ederim ses verdiğin için, artık biliyorum ki,Fındıkzade ve goralı gibi ortak noktalarım olan bir okuyucum var.

    Pırasayı mutlaka deneyeceğim.

    Ben haftaya oradayım.

    YanıtlayınSil
  7. kankim ne güzelmiş kereviz tarifin ayvayı deneyeceğim
    hiç bu şekilde yapmamıştım
    ne güzel değil mi evin ırgalanması :)))
    çok hoşsun
    bu kelimeler ne güzel
    gençler ne kadar az kelime ile konuşuyorlar
    yazık onlara
    yöresel kelimeleri kullanmayı ben de çok seviyorum
    Mehmet ali Birandın enerjisini hayata bağlılığını seviyordum kim ne derse desin
    Bugün bir arkadaşım son yazısını okudum o nedenle de hiç üzülmedim öldüğüne dedi,
    Ben açıkçası bu tavra üzüldüm

    YanıtlayınSil
  8. Temızlık konusunda annem de bana der hep, "akşamına ölecekmişsin gibi temizlik yapma" diye. Demek ki temizlik yapma hastalığı var bilinç altımızda ve arada hortluyor...
    Çokca kelime var aslında kullanmayıp yitirdiğimiz, etimoloji okumaya başladıkça bir sürü şey öğreniyorum. ingilizce kelime olsa hemen öğrenip kabara kabara kullanırdık ırganı da...
    Ayvalı deneyeceğim, bayılırım kerevize: )
    Filmler şimdilik uzak dursun benden: )
    Öperim...

    YanıtlayınSil
  9. Köpek Dişi Dogtooth filmini izledim,bir tuhaf oldum (aileme şükrettim;) ,,,ağır ilerliyor ama sonu şaşırtıcı...filmi izlediğim sitede film için farklı yorumlar yapmışlar,,,ayrıca bu filmi ararken bulduğum ve bayıldığım film sitesini sizinle de paylaşmak isterim; çok geniş bir film arşivi var,arayıp ta bulamadığınız klasik-kült filmleri kesintisiz bir şekilde izleyebiliyorsunuz,belki sizde keşfetmişsinizdir ama bilmeyenler için paylaşayım..
    http://www.izlebizle.net/kopek-disi-filmini-izle.html
    not; portakallı ayvalı kereviz şuan pişiyor sizin usulle...teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  10. Sevgili Nida

    Afiyetler olsun...Köpek Dişi beni de çok etkilemişti...
    Siteyi hemen kaydediyorum çok teşekkürler

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))