Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

28 Mart 2012 Çarşamba

Kaplumbağalar da uçar


Bu gün, son yıllarda izlediğim en etkileyici filmlerden birini izledim. Saddam yönetiminin devrilmesinden sonra çevrilen ilk film olma özelliğinin yanı sıra, oyuncularının çoğunun yerli halktan olması da ayrı bir gerçeklik katmış filme.

İsmini eski bir kürt öyküsünden alıyor. Öyküye göre uçmayı çok isteyen kaplumabağaya , kuşlar acırlar ve isterse onu uçarabileceklerini söylerler.İki kuş bir çubuğun iki yanından gagalarıyla tutarlar, kaplumbağa da ağzıyla ortadan tutunur ve uçamaya başlarlar, uçmak kaplumbağanın o kadar hoşuna gider ki, heyecanlanıp ağzını açınca ait olduğu yere düşer.

Eğer Nazım Hikmet; bana mutsuzluğun resmini çizebilirmisin Abidin deseydi, emin olun filmdeki kızın gözlerindeki mutsuzluktan daha iyi bir model bulamazdı.Filmin konusu Irak-Türkiye sınırındaki mülteci kampında ki çocukların kara mayınlarını toplayarak hayatlarını sürdürmeye çalışmaları.Filmi izlemenizi çok isterim.

Evet kaplumbağalar da uçar ama onları uçuran rüzgar kesildiğinde ait oldukları yere çakılırlar.


Amerika'nın Irak'a saldırısına birkaç gün kala Irak-Türkiye sınırında bir Kürt mülteci kampı... Boş kovanların, yakılmış tankların ve bomba çukurlarının orta yerindeki köyde ailesini yitirmiş Satellite (Uydu) lakaplı bir çocuk yaşar. Satellite günlerini televizyon antenlerini tamir ederek ve üç beş kelime bildiği İngilizcesiyle uydu kanallarındaki savaş haberlerini meraklı ve tedirgin köylülere tercüme ederek geçirir. Genç adam ve köyün ona hayran diğer çocuklarının bir de gelir kaynağı vardır: Mayın toplamak... Toprak altından hayatları pahasına çıkardıkları mayınları Birleşmiş Milletler'e geri satarlar. Kaza sonucu birçoğu kollarını ve bacaklarını kaybedip sakat kalmıştır..



  1. Glass Bear', En İyi İstikbali Film ve Barış Film Ödülü, Berlin Uluslararası Film Festivali, 2005.
  2. 'Golden Seashell', En İyi Film, San Sebastián Uluslararası Film Festivali, 2004.
  3. Jüri Özel Ödülü, Chicago Uluslararası Film Festivali, 2004.
  4. Uluslararası Jüri ve İzleyci Ödülü, São Paulo Uluslararası Film Festivali, 2004.
  5. 'La Pieza' Ödülü, En İyi Film, Ciudad de Mexico Uluslararası Çağdaş Film Festivali, 2005.
  6. İzleyci Ödülü, Rotterdam Uluslararasi Film Festival, 2005.
  7. 'Golden Prometheus', En İyi Film, Tiflis Uluslararası Film Festivali, 2005.
  8. 'Aurora' Ödülü, Tromsø Uluslararası Film Festivali, 2005.
  9. 'Golden Butterfly', Isfahan Çocuk Filmleri için Uluslararası Festivali, 2004.
  10. 'Gold Dolphin', Festróia - Tróia Uluslararası Film Festival, 2005

7 yorum:

  1. kesin izleneceklerim arasına ekledim, teşekkürler paylaşım için:)

    YanıtlayınSil
  2. nerden bulurum bilmiyorum ama listeme alıyorum lale hn....

    YanıtlayınSil
  3. Çok etkileyici filme benziyor.Paylaştığın için sağol Lale ablacım.İlk fırsatta izleyeceğim.

    YanıtlayınSil
  4. ben de çok etkilenmiştim bu filmden. Böyle filmlerde en can acıtıcı olan herşeyin, tüm acıların gerçek olduğunu bilmek...

    YanıtlayınSil
  5. Beni de çok etkilemişti bu film, kız çocuğunu yüzü günlerce gözümün önünden gitmemişti.

    YanıtlayınSil
  6. toplumsal duyarlilik icin guzel bir calisma gibi duruyor

    http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnen+%C5%9Fark%C4%B1lar

    merak edip dinlerseniz yorumlarinizi duymak isterim

    uzaklar:))

    YanıtlayınSil
  7. Acılar çekerek izlemiştim. Bazen gerçekten dayanamıyorum yaşanan gerçeklere.

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))