Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

6 Aralık 2012 Perşembe

Karabekir Paşa'nın evinde

Bugün  biz karıkoca: Kazım Karabekir Paşa^nın konuğuyduk...Konuğuyduk çünkü;yıllarca yaşadığı,şimdilerde müze olarak hizmet veren evindeydik... Onun oturduğu koltuklara oturduk,,evinin odalarında gezindik... Kızı Timsal Hanım'ın coşkulu sesinden dinledik Paşamızı ve hayatını...Hem asker,hem sanatçı, hem kahraman,hem de bir baba olan Kazım Karabekir Paşa'yı çok daha yakından tanıdık.Silahları,kemanları yaptığı resimler  beni inanılmaz gururlandırdı.İyi ki dedim daha önce okumuşum ''Hayatım'' kitabını... Gördüklerimi daha iyi kavramama yardım etti... Anladım ki O' ''Kazım Karabekir Paşa '' olarak doğmuş...  













 (Çalışma  köşesi)
 (çiçek takvimi,hangi çiçeklerin hangi mevsimde açtığını gösteren takvim)


 Çok güzel bir tesadüfle öğrenciler de gelmişti ,heyecanı birlikte yaşadık... Gezinin sonunda öğrenciler Kazım Karabekir Paşa'nın kendi  güftesi ve bestesinden oluşan ''Türk yılmaz  '' marşını söylediler.



Yılın bu son ayının böyle güzel bir günle kodlanması inşallah gelecek güzel günlerin habercisidir

5 Aralık 2012 Çarşamba

Benden...

İlk haberim hep birlikte çıktığımız yolculukla ilgili:))

Bizim bir ana sınıfım*ız olsun mu? diyerek çıktığımız yolculukta bana yol arkadaşlığı yaptığınız için çok teşekkür ediyorum... Gönderiler çok şükür ki çok aksalık olmadan yerine ulaşıyor...Aksama olsa bile Öğretmenimiz anında müdahele ediyor. Gönderdiklerimizle eğitim materyallerini tamamladık...Bundan sonra  kargo göndermek isteyenler oyuncağa yönelsin diyoruz,kullanılmış olmasında hiç bir sakınca yok...



İkinci haberim havalar soğudu arkadaşlar:))))

Çoktandır sözünü etmek istediğim bir şey var. Şu Maya takvimi hani,21 Aralıkda kıyamet kopacağı geyiği...Benim bu konuda ki fikrim naçizane;elle gelen düğün bayram...Bu yoğurdu mayalayanlar kaymağını yediler anam korkmayın...Filmini yaptılar,kitaplarını yazdılar,tv programlarında raiting üzerine raiting yaptılar...1979 yılında Skylarb dünyaya ha çartı ha çarpacak diyer bütün bir yaz beklemiş biri olarak söylüyorum bunu...Eğer Mayaların her dediği oluyorsa aman bu dört büyük  kitap,bunca peygamber ne ayak demezler mi? hiç mi  demezsiniz...Bizim inançlarımız ne olacak peki... He işte bu konuda da ahkamımı kestim...

Bu arada ben neler yaptım,tadından yenmez bir Zeya,Ebrucuk buluşması yaptım... Sohbetimi likörlere kahvelere katık ettim...



İmza:Kızın  basın tanıtım gününde , oralara gitmişken Balta Limanı sahillerinde biraz keyf yapıp ,hep bizim buralardan baktığım yerlere bu kez de oralardan bizim buralara baktım...




Dizilerimi izlemeye,kitaplarımı okumaya devam ettim...Evimi cıncık gibi temizledim,en sevdiğim kapağının tutma yeri tavşan olan porselen demliğimin kapağını kırdım tavşanı kaldı elimde yadigar... Tenceremin cam kapağını kırdım onunda camı çevreleyen çerçevesi kaldı  yadigar...




Üsküdar sahili,Kız Kulesi yürüyüşlerime yağmur olmadığı zamanlarda devam ettim... Güneşle bulutun bu kucaklaşma resmini yakaladım...Kız Kulesine karşı ayaklarımı uzatıp çay içme ritüeline devam ettim...



Hala ağacımızı süsleyemedik ,deyin ki niye...Çünkü ağacımız bile yok,geçen yıl kocam içinde ağacın ayaklarının da olduğu  ve dahi süslerinin de olduğu torbayı çöp diye atttğından ben de onun  üzerine ağacı attığımdan dolayı...Cancan çarptı bizi,o dağıtıyo diye balkona çöpe atılacakların arasına saklamıştım:))

Yarın çok güzel bir programım var ama ama o yarın....

4 Aralık 2012 Salı

İMZA:KIZIN

Bugün günlerden'',İMZA:KIZIN''dı...

Yazarları  arasında  bulunduğum kitabın,basına tanıtım gününde yer almak için Baltalimanı'nda bulunan PORTAX' a gittim...Herşey o kadar o kadar güzeldi ki  anlatılmaz... anlatılamaz...Birbirimizi tanıma  fırsatı bulduk,bizimle aynı kitapta yer alan yazarlara kitap imzaladık:)))Hatta,Seda Kaya Güler tek tek dolaşıp kitabını imzalattı...

Tüm babaları temsilen Ersan Erdura gelmişti...Çok keyifli bir konuşma yaptı...Üç kızı olduğunu ve onlarla iletişimini anlattı... Parla Şenol , kitaptaki  en komik yazı benimdi dedi,halbuki rakibi benim:)) Arkam da oturan,Altan Erbulak'ın kızı Ayşe Erbulak'ın göz yaşları sel oldu aktı... Haber sunucusu Şule Zeybek,konuşmasına ^^Gün Ortası^^dan iyi  günler diyerek başladı,kendi programına atıfta  bulunarak...Mustafa Denizli'nin kızı o yoğunlukta bile babasının nasıl babalığın tüm gereklerini yerine getirebilldiğine kendisinin bile şaştığını anlattı...Yonca Evcimik,sanırım bu kitabı ,kendi yazımı bile bir kez daha okumaya güç bulamayacağım  dedi, konuşmaları dinledikten sonra...Ben ise babası en kocaman olan,kızıyla oyuncak gibi oynayan babanın kızıyım diyerek başladım ....Üç kadın;Banu Özkan Tozluyurt,Selgin Gb ve Esra Aylin Akalın 20 yıllık hayallerinin önüne bizleri de katıp bugüne getirdiler...İyiki de getirdiler...


İstanbul da bizden yanaydı bugün,hafif lodos  havayı da ılıttı,bahar gibi oldu... Program sona erince karı koca Baltalimanı sahilinde biraz yürüyüş yapıp eve öyle döndük...

29 Kasım 2012 Perşembe

Bugün  yine hareketli  bir gün oldu...Kahvaltıdan sonra şöyle bi toparlanıp,güzel havayı kaçırmamak için hemen dışarı çıktık.Güzel havalarda sahilde, deniz havasını içime çeke çeke, karşı kıyılara  baka baka yürümeye bayılıyorum.Yine Harem'e kadar yürüdük. Biraz uzun  bir yürüyüş oluyor,çünkü;geri dönüşü  de var bu işin...Tam Harem otogarına yaklaşınca bir U dönüşü yaptık gerisin geri...


Bugünkü çay molamız ^^Salacak Balıkçılar Derneği Lokali''ndeydi... Çok sevimli bir yerdir burası, öyle saatlerce oturmak için değil,kısa çay molaları,hadi oturalım bi çay içelim şurda yeri...Oturduğunuz yerden Topkapı Sarayı, Süleymaniye de size karşıdan gerdan kırsın... Çayı miss daha ne olsun abi ya....

Üsküdar'a geldiğimizde baktık acıkmışız, ben çorba içmek istedim sadece...çorbacımıza uğradı. Birer tas çorba yanında yeşillik üstüne de bir bardak çayımızı ikram ettiler geldim eve Koca da klübe...
Eve gelince serildim yorgunluktan ama biraz dinlenince akşam yemeğini programladım o sıra Gamse aradı bu hafatanın sinemasını bu akşam yapalım dedi... Haydi olsun dedik ve akşam yemeğimizi evde yeyip sinemaya gittik.'' Moskova'nın Şifresi''ni izledik... Müzikler, Moskova çekimleri güzeldi... Salih Kalyon  tüm vaazlarında  konuyu ne yapıp edip Trabzon Spora geitiren cami  hocası rolünde  bir harikaydı yine...

Bu ara hastalıktı falan derken kitap okuma modundan çıktım ama bu akşam biraz okuma seansı yapacağım...

bizden kısa kıpkısa haberler

Evdeki hastalık durumu devam ediyor, Naziş okula gitmeye başladı ama çok iyi değil ve hastalık kervanına dün akşam Gamse'de katıldı...

Yürüyüşlerime  yeniden başladım. Evden çıkıp Harem'e kadar yürüyorum...Kız Kulesi^ni görmek beni acaip mutlu ediyor...Yüryüş dönüşü kendime iki pantolon aldım...

Muhteşem Yüzyıl ile ilgili tartışmalardan gerçekten sıkıldım, yahu bir dizi bu tarih dersi değil, belgesel  değil...

Elektrik faturalarınız ne alemde, bizim bu ayki fatura biraz dudak uçuklatan cinstendi de...Ama sonra görümceleriminde yaklaşık aynı durumda olduğunu öğrenince  bunun son gelen zamla ilgili olduğunu anladım da anam o nası bi zamdı ki,fatura iki katına çıktı...

''Bizim bir Ana Okulumuz Olsun mu?''kampanyamızın kargoları artık bir bir ulaşıyor okula, çocuklar sevinçten çılgına dönüyorlarmış...Bu da bizim tek amacımızdı zaten...

Geçen gün, görümcemgiller:) bizdeydi...Sizin bildiğiniz adıyla hamsi pilav, bizim söylediğimiz adıyla '' işli tava'' ve aşure pişirdim... Bilge ve Hande'si de vardı... Hande; dünyanın en güzel  hayıy hayıy diyen çocuğu... Bütün gün oturdu resim yaptı,günleri saydı...

O kadar güzel aşure yapmasaydım keşke:))  şimdi dolapta olduklarını da unutmam lazım... Gamse okula da götürdü, apartman komşularına da verdim, ay onlar da bize getirdi:))...

Dustin Hofman ve Merly Streep'in Kramer Kramer'e karşı filmini izliyorum,Oscar ödüllü bir film olduğunu hatırlıyorum... Oscar aldığı yıl  hey gidi ''Emek Sineması






28 Kasım 2012 Çarşamba

Bizim sınıf

Bugün haberler oldukça iyi,Naziş kendini daha iyi hissedip bugün okula gitti...





''Bizim bir Ana Sınıfımız olsun mu?''diye sordum size, siz gerisini öyle bir getirdiniz ki bir kampanyaya dönüştü olayımız...Kargolarımız bir bir yola çıktı...PTT kargo ile gidenler daha kolay ulaşıyor, Yurtiçi ile de mutabakat sağladık, kargoları  İlçe Milli Eğitime bırakıyor,Öğretmenimiz oradan teslim alıyor...Şimdilik üç kargo ulaştı...
Mavianne , Hüznün Tadı ve Bursa'dan Nego Mimarlık'ın kargolarını çocuklar kendi elleriyle açtılar...Dün Öğretmenimiz okul ve köyü görebilelim,çocukları az çok tanıyabilelim diye resimler gönderdi...Gönderiler tam anlamiyle ulaşsın ,sınıf düzene girsin  çok daha güzel resimler göreceğiz...
Ben en çok sizdeki coşkuyu sevdim malzemeleri özenle seçişinizi, kendi çocuğunuz sanki okula yeni başlayacak gibi heyecan duyuyşunuzu sevdim. Dün Asuman, kitapları tek tek hediye paketi yaptırdığını söyledi... Sanırım ben teşekkür etmekten bitkin düşeceğim... Sağolun var olun...

İmza:Kızın'ı kimler okudu merak ediyorum. Ben hüngürt şakırt vaziyetlerinde okuyorum... Yüzlerce hikaye var...Her kızın babasına söyleyeceği bir şey vardır...Kadınlar bunun için okumalı...Erkekler ise babalığa dair yüzlerce ipuçları bulabilecekleri için okumalı...

26 Kasım 2012 Pazartesi

Bu haftasonu biz...

Bizi sorarsanız hastalık var bizde... Naziş bir enfeksiyon geçiriyor, ve ateşi bir inip bir çıkıyor...Dün gecenin bir bölümünü hastanede geçirdik bu yüzden..
.
Bizim evin adeti hasta olan salonda yatar...Bu böle:)) Salonun en güzel köşesine öle bi battaniye bi yastık değil anlı şanlı yatak yapılır:))Naziş küçüklüğünden beri böyle...O küçükken kardeşimin eşi zor bir hamilelik geçirmişti, sürekli yatması gerekiyordu, bu da pek özenirmiş demek ki, en ufak bir hastalığında bana  Acu yatağı(ARZU) yap derdi:))

Bugün, canı yemek yemek istemeyen boğazı acıyan kızceyizime, yiyebileceği yiyecekler icad etmekle geçirdim... Sbah kahvaltısı için ekmek içlerini lokma lokma yaptım, Çırpılmış yumurta ile karıştırıp, teryağda hafif hafif karıştırarak pişirdim yımışak yımışak)) yedi, yanında da ayvalı ıhlamur içti...




Sonracığıma su muhallebisi pişirdim,ılık ılık yedirdim...




Daha  sonra en sevdiği çorba olan domates çorbasını pişirdim... Kendi yaptığım domates sosuyla pişirdim bu çorbayı ve Halk Ekmek'in çıkardı fırınlanmış, fesleğenli minik ekmeklerle servis ettim, bayıldı...

Bu hafta sonunun en güzel olayı Ecehan ile buluşmamızdı... Beşiktaş Alkım Kitap evinde yağmurlu  bir öğleden sonrayı paylaştık...Pek güzel pek keyifli bir sohbetimiz oldu... Ben yan masadaki belki 80 li yaşlarını devirmiş yaşlı kadının bilgisayar başında , yanındakilere kök söktürerek ne peşinde olduğunu çözemedim ya, bi o içimde kaldı... Bir de yan masamızda ki genç kızın bizi öğretmen sanarak, yanımıza gelip Öğretmenler Günümüzü kutlaması da ayrı bir hoşluk oldu. Bozuntuya vermedik tabiki...Çok kısa oldu be Ecehanım...Doyamadık...Ama bir kez oldu ya gerisi de gelir mutlaka...
Ecehan'ı beklerken tabi ben oranın altını üstüne getirdim... Türkan Şoray'ın çıkardığı kitaba göz attım...Çok güzel bir kitap olmuş... Hemen baktım tabi, orada 35 lira D&R da 26 lira...Bir kitapta 9 lira fark, iyi bir farktır...O yüzden sipariş listeme ekledim... Böyle de akıllıyımdır:)))Ama orada Yılmaz Güney ile bir anısını okudum çok hoşuma gitti... Yılmaz Güney ve Türkan Şoray bir Altın Portakal 'da yılın en iyi kadın ve erkek oyuncusu ödülünü almışlar. Halit Kıvanç ikisini birlikte davet etmiş ödülllerini almaları için... İkisini yanyana getirmek büyük bir olaydı diyor... Türkan Şoray'a ödülünü vermiş sıra Yılmaz Güney'e gelince... Yılmaz Güney ödülü almış, ve Türkan Şoray'ın önünde eğilmiş-Bacım, Türk Sinemasına  çok emeğin geçti ,benim ödülüm de senin olsun demiş ve zorla ödülünü Türkan Şoray'a vermiş... Ha unutmadan 1-Aralık da Suadiye D&R da imza günü var. Çok isterim ama çok kalabalık olacağını düşündüğümden biraz tırsıyorum...




İşte böyleydi bu hafta sonu...


''Bizim bir Ana Sınıfımız Olsun mu'' diyerek  çıktık yola, ve  inanıyorum ki başardık... Hepinize nasıl teşekkür etsem ne desem az... Kargolarımız dizi dizi inciyiz güzellikte birinciyiz dercesine dizi dizildiler yola... Umarım tez zamanda  ellerine geçtiğinin haberlerini de almaya , resimlerini görmeye başlarız... Öğretmenimizden hepinize sevgiler ve selamlar var... Eğer kargolarda belitilmediyse açık adreslerinizi bana gönderirmisiniz. hepinize tek tek teşekkür etmek istiyor çünkü....


Aralarında benimde olduğum bir çok blogger arkadaşımızın  ve bir çok ünlünün de yazılarının  olduğu İmza:Kızın'ı alma okuma fırsatı buldunuz mu? bilemiyorum. Şu anda satış listelerinde ilk sırada olduğumuzu gururla belirtmek istiyorum. Bir de tanıtım filmimiz var, sanırım  daha sonra ki yazımda size videosunu koyabilirim...