
Bu masada kahvaltı ettim... Yıllarca birlikte çalıştığımız, uzun mesai gecelerini şenliğe çevirdiğimiz, bu mahallede her gün biri kek , kurabiye pişiriyor diye diye en sonunda bir lokum imalathanesi bulduğumuz,birlikte ıslandığımız, üşüdüğümüz Hatice'nin evindeydi bu kahvaltı... Yıllar önce blogcuda yazmıştım maceralarımızı... Rüzgardan uçan perdenin kalıplarımızı sağa sola uçurmasından bıkıp ; perde eteklerine taşlar bağlayıp sonra o taşların havadan kafamıza yağmasından saklanmak için masaların altına saklandığımızı , sokak sokak modellerimize uygun çocuklar aradığımızı, Darıca hayvanat bahçesinde; temmuz sıcağında yaptığımız kış çekimlerini anlatmıştım bir zamanlar...Birimiz işe gelmediği gün iş yeri nasıl çekilmez olurdu, saatler nasıl geçmek bilmezdi.
Kahvaltımızı ettik, kahvelerimizi içtik. Hava güzel hadi dışarı çıkalım dedik. Ben Kuzguncuk yaza yaza Hatice'nin de canını istetmişim...Üstelik kızcağız bebek bekliyor... Naziş, Hatice'nin annesi Hasibe hanım ve de Naziş ile Kuzguncuk'a gittik. Bizim mahalleye gelince arabadan inip , aşağı yürüyerek indik. Hayat Kahvesinde mola verdik.

/( Hative Naziş pastalarına konsantre olmuşlar:)))
Hayat Kahvesinde bir süre oturduk sohbet ettik, sonra deniz kıyısına indik. Sahil boyunca yürüdük ve bir mola da Paşa Lima'nında verdik...

Artık kızıl kestane olan saçlarımla:))

Sonra da bu erguvan ağacı gibi bir sürü erguvanların altından yürüyerek eve geldik...
E daha ne olsun her gün böyle olsun...
tabi bu arada tasarımıma oy vermeye devam:)
buradan
http://www.gladekadini.com/sentasarla/index.php?id=7383#/galeri
Güne böyle kahvaltıyla başlanır da o gün kötü geçermi hiç. Afiyet olsun.
YanıtlaSilSaçların çok güzel olmuş Lale'cim, güzel günlerde kullan.
YanıtlaSilKuzguncuk, Çengelköy çok özledim İstanbul'umu:)))
Kıskandım yav kıskandım. Ben hababam kurdele bağlayım sen gez:)))
YanıtlaSilne güzel bir sofra öyle.
YanıtlaSilyeni saçlarınızı güle güle kullanın.
Sevgili Lale'cim,
YanıtlaSilsen öyle benim can semtlerimden bahsedince içim gidiyor, yanıbaşımda olduğum halde çoktandır gidemediğim Çengelköy,Kuzguncuk,Beylerbeyimi çok çok özledim,neredeyse yarı ömrümü geçirdiğim canım yerler.
Tasarım sayfasında oyumu verdim de, tasarımlara erişemedim, üye ol falan diyorlar:))
Çok güzel masa yanında güzel dostlarda olunca :))
YanıtlaSilHerkesin ihtiyacı olan ne güzel bir dostluk, artık kardeşliğe dönmüş.ünkü gerçek dostlar Tanrının bize vermeyi unuttuğu kardeşlerimizdir. İstanbulun da gözünü seveğim. Erguvan mevsimi çok kısa olmakla birlikte kendine aşık edecek kadar uzundur bu şehirde. Keyfiniz bol olsun Lale.Sevgiler
YanıtlaSilBen de bir gün önce oralarda geziniyordum. Kuzguncuk'u zaten severdim ama siz yazdıkça daha da müdavimi oldum. Bir gün Kadıköy çarşısı, Beyoğlu ya da Kuzguncuk'ta karşılaşacağız kesin :))
YanıtlaSilIşın hanım siz beni resimlerimden tanırsınız nasılsa:)) yapışın koluma:))
YanıtlaSilEn kötü gününüz böyle olsun!!
YanıtlaSilHayatin tadini cikarmali her daim insan!!
Sevgiler:)