Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

28 Şubat 2011 Pazartesi

Pazartesi yazısı


Yarın baharın ilk günü... cemrelerin ikisi de düştü... bundan sonrası bahar arkadaşlar ama İstanbul nasıl soğuk.... üç günde karlı olacakmış hadi bakalım... kış gider ayak mikropları temizleyip öyle gitsin.
Dün gece sabaha kadar Oscar töreni izledim. Tahmin ettiğim filmlerin ve artizlerin ödül alması bu işten anladığımı bir kez daha gösterdi . Kime mi? bana tabiki...Kişi önce kendini bilendir:))
Colin Firth adamım geyikli kazağınla seni gördüğüm günden beri izindeyim... Britney Jone'sin Günlüğünde... Hep de senin tarafını tutmuştum filmdeki adın bile aklımda- Mark-
Kadın artistlerin giydikleri elbiseler bayıldım. Nathali Portmand'ın elbisesine bayıldım. Bir hamile elbisesi bu kadar mı güzel olur.

Tbi Oscar mosskar derken sabahı ettik. Sabah saat 10 gibi yaklandım. İlmiye'mi aradım. Bu gün için dışarda program yapmıştık. Program iptal , bize gel dedim. Elmalı keki ile geldi.Ben de dondurucuda Süper Fresh'in sini böreği vardı onu fırına attım. İlmiyem gelene kadar patates haşlamıştım, brokoli haşlamıştım. İlmiyem onları bi güzel salata yaptı. Brokolileri yoğurtladı... İlmiyem gelene kada ben bi koşu pazara gitmiştim. Elimde kesilmiş limon ve hijyenik torbamla... Enginarları hemen oracıkta soydurup, limonlatıp ve gelip hemen pişiriyorum. Üstüne sadece sızma yağ gezdirip yiyorum. Bu sene ki modelim böyle. sade suya tirit:)Alercilerime iyi geldiğini test ettim onayladım. Oturduk çayımızı içtik, İlmiyemle salata neyin işini bitirince. Berfu ve Zuz'da geldiler. Masayı görünce balıklama daldılar. Kurabiyeleri Berfu^'ya teslim ettim. Bayıldılar, tek tek dizip baktılar.

Bu akşam kızların ikisi de firari... pazartesi akşamları dizim yok...kitap okuma gecem... Yazımı yazayım okumaya çekileceğim ....

Hoca güle güle gitsin... aldığımız terbiye gereği ölenlerin arkasından konuşmayız...

8 yorum:

  1. ben de birazdan okumaya çekileceğim günün en keyifli zamanı benim için kitap kısmı..

    YanıtlayınSil
  2. Şu konuşamama işine çok bozuluyorum, karnım şişti valla söyleyemediklerimden...

    YanıtlayınSil
  3. Konuya sondan giriş yapayım: Meğer herkes ne severmiş Erbakan'ı. Dünden beri ağzım açık dolaşıyorum.

    Oscarlar'da beni tek şaşırtan en iyi film seçimi oldu. Zoraki Kral'ı sevdim, sevmedim değil ama en iyisi miydi bana göre tartışılır. Ama o çok sevgili Colin Firth ne yapsa ne çekse, gölgesi görünse hayranlıkla izleyeceklerden biriyim ben de:))

    YanıtlayınSil
  4. ah sabah burda bir hava, bir havaaa...actım pencereyi soooyle bir içime cektim bahar havasını sonra cıktım bir guzel yrüdüm:)) neyse geliyor heryere bahar cok sukur, bu sene oyle boyle değil cok ozledim ben baharı...sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  5. Biz az önce oğlumla baharın gelişini kutladık ( başka türlü uyanmıyor da bari bahanemiz olsun:)).
    Bu gün çok güzel bir hava var burada.
    Ne okuyorsun Lale'cim merak ettim bu arada?

    YanıtlayınSil
  6. rahmet olsun hocaya,ne akıllı adammış lalem...

    YanıtlayınSil
  7. nr zarar gördüysek akıllılardan gördük derim başka da bişey demem

    bugüne gelmemize açılan yollarda atılan adım taşlarında katkısı bulananların hepsine dilediklerimi dilerim..
    ama içimden..

    bi de..
    seneye suya tirit ha.. =)

    bayıldım..
    bi sonraki seneye de fransızlar gibi yap..
    enginarı bütün alıp..
    yeşil yaprakları tek tek koparıp..dibini limona bandırıp dibindeki azcık etini emiyolar ilik gibi..
    oh.. miss..

    öperim seni temiz torbalı yarım limonlu kadın..

    YanıtlayınSil
  8. çenebaza da katılıyorum.. bu arada..

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))