Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

7 Şubat 2010 Pazar

Bu hafta sonu evci çıktık. Dün hummalı bir temizlik vardı. Halı silmeceli falan hatta:)) Sonra yemekler yapıldı Tokat usulu tarhana çorbası, kurutulmuş biberden etli doloma ve domatesli makarna.
Akşam Zuz da geldi. Kızlar yoktgu, Kocam da askerlik arkadaşlarıyla buluştu, biz ailece yemek yedik , dışardan kimse yoktu heheheheheh Babam , Zuz ve Ben . Kızlar ve kocam geldiğinde Zuz acxıkmıştı bile:)) Kurabiye yaptık birlikte. Süper bir un kurabiyesi oldu. Naziş de gelirken sıcak şarap almıştı, geçenkinde yoktu. Ben yazınca canı istemiş:))Bu hazır tabi, döküp tencereye ısıttık.Zuz gece bir gibi gitti,biz de Tarihin Arka Odasını izledik yatak odasında, uyumuşum. Osmanlıda isyanlardan devam ediyoruz..

Sabah ,herkes uyurken , yeşil çayımı demledim, iki de kurabiye aldım , Yaşamdan Dakikaları izledim. Mazhar Alanson konuktu. Bir kitap yazmış, kocaman bir şey şarkılarının nasıl yazıldığı, o günkü Türkiye resimli, çizgi roman gibi bir şey. Aslı kocaman ve fiyatı biraz uçukmuş bir de küçük boyutlusu var bizim gibiler içinmiş hehehehehehehe. Aynı bu uzunlukta güldüm valla. Ben güleyim durayım D&R larda tükenmişde yeniden basılıyormuş. Galiba bizim Capitoldeki D&R a fakirler gidiyo çünkü hiç görmedim orada da:)) ama dikkatinizi çekerim bizim Capitol. Biziiim:))) Kitapta gözüm kaldı mı? kaldı.

Kızlar ve Koca Bey uyanınca simitli falan kahvaltı yaptık. Sonra ben bütün gün yattım , tv izledim.

Ben böyle yazınca arada bir gelip soran oluyor, sen hiç kızmazmısın, bi yerin ağrımaz mı?, kimseye küsmezmisin. Yok anam ben demirden yapılmışım, hiç bir yerim ağrımaz sızlamaz, derimin kalınlığı 17 cm hiç bir şey işlemez.

Hadi sizide memnun edecek bir şeyler yazayım. Dün geceden beri göğüs kafesim çok ağrıyor. Ağrı kesici içtim bengaylandım. O yüzden yattım bu gün malak gibi.Buram buram bengay koktum. Kızlar stresli okul açılıyor yarın. Sabah beş buçukda kalkmaya başlayacağız yarından itibaren. Kombi arada cırtlayıp sinirimi bozuyor. Kocam simit almaya gitti bir saat gelmedi, simitleri o yapıyor sandık. Sinir tepeme çıktı.

10 yorum:

  1. :))
    geçmiş olsun inş. daha iisindir ;)

    YanıtlayınSil
  2. Laaaleeee:)) Mazhar Alanson'un kitabından bende vaaaar:))) Valla unutmuştum inan, Ankara'ya ilk geldiğimde aldım sonra yığınların altında kalmış unutmuşum. Okuyum yollayım sana canım, matah birşey de değilmiş, o kadar paraya değmez. Sadece eğlenceli göründüğü için almıştım. Ben böyleyim işte, kitap denince paraya kıyıyorum.
    Valla ben de yine hırıldamaya başladım göğsümden, bir doğumgünü yemeği hazırlığı nazik bedenimi haşat etti, o gündenberi öksürük arttı, yarın antibiyotik başlayacağım.
    Şu kuru dolmayı pek sever, övünmek gibi olmasın pek de güzel yaparım, sumak suyuyla falan, gel de yapayım sana. Tokat tarhanası yarma ile yapılan mı, bizim Niğde de de öyle yaparlar. Ay sana yorum yazmayı özlemişim, çenem düştü. Öptüm koçum, kızların yeni yarıyılı hayırlı olsun:))

    YanıtlayınSil
  3. Geçmiş olsun ablacım, tü tü tü maşallah, çok yakışmış:)
    Böyle evlerde ufak tatsızlıkları kim yaşamıyor ki...
    Ama insan geçmişe dönünce hep güzellikleri hatırlamak istiyor, bakma ben de yazıyorum ama benim bunları konuşacak veya paylaşacak dilimi anlayan insanlar Ankara ve İzmir'de kaldığı, buradakilerle yüzeysel ilişkili olduğumdan:)
    He hee bir önceki blog yazısıyla ne güzel harmanlandı değil mi?
    Sen biz buraya geldiğimizde İlmiyem de orda demiştin, de ben bilmiyordum senin komşun olduğunu:)
    İnsan sevdikleriyle birlikte olmak istiyor, canım bir İzmir çekiyor bir de seninle tanışmayı, bakarsın yaza kalmaz gelirim İstanbul'a.
    Tekrar geçmiş olsun.

    YanıtlayınSil
  4. Lalecim, gelmedi canım yorumun:(

    YanıtlayınSil
  5. Yine ben, buraya yazayım dedim yorumun cevabını. Filmi cidden öneririm, çok hoş, film tadında bir belgesel. Portakallı kek de şu yağsız kek tarifiyle içine 2 portakalın suyu ve kabuğu konarak yapılıyor. üstüne de portakal suyu ve kabuğu şekerle pişirilip dökülüyor. Muhtemelen biliyorsundur.
    Haydi tekrar öpüldün...

    YanıtlayınSil
  6. Tokat usulü tarhanayı bilmiyorum babaannem hiç yapmadımı acep bize..yaz anacım arada şikayet de yaz :)seni okumak keyifli bilesin şikayetlerin bile espirili ;)yeni girdim eve ayağı yanık gibi böylemi derlerdi,haftasonu turladım ..geçmiş olsun dileklerimle öptümmm.

    YanıtlayınSil
  7. demir leydi ha:))))))))
    aman kocaya, kızlara kızmaca, sinirlenmece neysede hastalık aman diyeyim emi, kendine iyi bak. temizliktemi keyfi kaçırdın, yada fazla yoruldun?
    kızların atilinin bitmesi kötü ama yaz tatiline olan süreyi arıladılar vee dahada kısalıyor, polyanacıllık ama olsun gerçek:)))
    sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  8. Lalem,
    geçmiş olsun ...
    sabah epey erken kalkıyormuşsunuz doğrusu...
    şu kurabiye tarifinizi de yazsan bakalım farklı mı benim yaptıklarımdan...
    mazharı izlemiştim bu kitaptan dolayı kanal kanal geziyor,onun imajmakerı da biricik karısı,bu adam daha önce yapmazdı böyle şeyler,
    eee çağımız pazarlama çağı,herşey pazarlanıyor artık.

    YanıtlayınSil
  9. Sevgili Lale çok çok geçmiş olsun. Bengay benim kocişin de çok sevdiği bir merhem:)) Ama işe yarıyor.Umarım sana da iyi gelir.

    YanıtlayınSil
  10. Geçmiş olsun Lale ablacım, iyisinizdir inşallah şimdi

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))