Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

18 Ekim 2009 Pazar

Bu gün pazar

Bu gün pazar, Öyleyse , mutfakdan babamın yaptığı mücverin kokusu gelmeliydi, biz sıcacık yataklarımızda uyurken, anneminde yine soğanı çok doğradın ona diye mızıklanma sesleri. Bakır çaydanlıktaki çayın kokusu yayılmalıydı eve.Sofrada mutlaka incir reçeli ve dağ çileği reçeli olmalıydı. Duvara dayalı mutfak masaındaki , duvar tarafındaki yerime oturmalı, kitabımı yanıma açmalı, Annemi yine gıcık etmeliydim. Annem bir taraftandan kendi yerken bir taraftanda Zuz ve Metin'in ağzına sokuşturmalıydı lokmaları. Öğleden sonra sinemaya gidip, iki film üst üste izlemeli, film aralarında Çamlıca gazozu içmeli, koko yemeliydik. (Koko bazı kuruyemişcilerde var hala, alıyorum bazen). Dışındaki alimunyum sargı hala dişimi gıcırdatıyor:))). Sinemaya ne kadar teyze dile kolay tam 5 tane ve de kuzen taifeside gelmeliydi. Ben bunları düşünmezdim, eğer kocam işe gitmeseydi, Naziş 'in okulunda çocuklar için parti olmasaydı ve Gamsegamse öğrencisine derse gitmeseydi. O zaman bunların aynını yapardık. Hem incir reçeli ve dağ çileği reçeli de var üstelik. Teyzelerim yaptı.Madem öyle pazar pazarlığını yapmayacaktı, bu gün niye pazar , pazartesi olsaydı.

Dün Cancanla geçti. Başta çok eğlendik , bu beklenmedik an da ortaya çıkan görüşmeden çok memnun kaldık. Birbirimizi görünce sevinç çığlıkları attık. Hatta o ağzındaki lokmayı çıkarıp bana ikram etti ama uyumaya giderken baktım elleri çok sıcak. Hemen ateşini ölçtüm 38 derece. Bi de bebeklere uygun bir derece ile ölçülsün dedik, hemen bizim sokaktaki eczaneye götürdük yine 38 derece çıktı. Hemen Anne ve Dr ikilisiyle irtibat kuruldu, ilaçlar alındı . Ama Cancan ateş mateş dinleemdi yine oynamaya devam etti, ara ara başını yastığa koydu, halının üzerine yattı .Biraz önce konuştum gayet iyiymiş, gece biraz kusmuş onun dışında sakin geçmiş. .

Aslında bu gün İlmiyem'le yemek sinema programı yapacaktık ama O'nun beklenmedik bir işi çıktı. Hava da keyifsiz.Avrasya Maratonu nedeniyle köprü kapalı, Kadıköyde de miting var. Ara sokaklar bile kapalı olacak trafiğe. Anlayacağınız bu gün evci çıktık. Kitap, tv keyfi yapacağım tek başıma.

Nasıl bir cumartesi oldu sizin için bilmiyorum ama Pazarınız daha keyifli olsun

15 yorum:

  1. Cumartesi açık havada Bebek Kırıntı, Pazar hava kapalı, ev brunch. İkisi de süpeeer...

    YanıtlaSil
  2. Ya sevgili blogcu dostum inanılmaz bir yazı kaleme almışsın gene... Bu sefer beni güldürmedin, hüzünlendirdin, eskilere taa Emirgan'a, çocukluğuma götürdün... Eline, koluna, dilene sağlık...

    YanıtlaSil
  3. Lalecim, cumartesi iyiydi, iki parti sinema, akşam kapanış töreni izleme falan. Pazar tatsız, hava kapalı, festival bitti, doktor haftası başlayacak ama randevu almayı hala başaramadım, ev telefonu bozuk, internetten beceremedim. Gönlüm istemiyor ya şartlar da engel çıkarıyor. Üstüne bir de sen hüzünlendirdin anne, baba, reçel meçel. En iyisi giüip farmvilledeki çeltiklerimi hasat edeyim çürümeden...

    YanıtlaSil
  4. Sen simdi anlattin ya o aile dolu pazari icim ciz etti.Her gunum tatil olmasina ragmen , pazarlarini ayri bir bekliyorum ve seviyorum sanirim bu yuzden...

    YanıtlaSil
  5. ya..
    ben de geçmişten bazı kokuları bazen duyar gibi oluyorum..
    nedden yoklar.. bilmiyorum..

    atalet..

    YanıtlaSil
  6. Mama bana bebek iguana al doğumgünümde, lütfeeen lütfeeen...

    YanıtlaSil
  7. hiç şansın yok hhehhehe. Gel balıkta anlaşalım))))

    YanıtlaSil
  8. Yaa geçmiş olsun Cancana oda Rimoş gibi ateşlendi desene Lale abla.bu ara butun cocuklarda bir ateşlenme halidir gidiyorda allahdan cabuk geçiyor...Yazının başı ise yorumsuz Lale ablacıgım içime oturdu, anla işte...

    YanıtlaSil
  9. Pazar pazar gibi yasanmali aynen yazdigin gibi ama bazen olmuyor iste gecmisin kokusu burnumuzda..yogun gecen iki günün ardindan yarin niye pazartesi ki simdi diye hayiflanmadan edemiyorum :)

    YanıtlaSil
  10. Şimdi ben bu yazıyı okudum ya bittim..
    Sonra şöyle düşündüm, pazarı hiç pazar gibi yaşamamış çocuklar var
    onlardan olmadığım için ve bize bu şansı veren tanrıya, bu güzel duyguları bir annenin sıcaklığında yazıp, o kokuyu burnumuzda hissettiren senle karşılaştırdığı için teşekkür ettim.
    kocaman sevgiyle,

    YanıtlaSil
  11. Yalnız pazar kahvaltılarını sevmiyoruz değil mi?
    Can can a çok geçmiş olsun, çok şükür bir şeyi olmadığına.

    YanıtlaSil
  12. bu dağ çilekleri küçük küçük mayhgoş olanlardan demi bizdede mayıs çileği diyorlar bayılıyorum onlara...

    üzülme be abla ben de dün evciydim. temizlik neyim derkene bir de üstüne misafir arada evci olduk...

    YanıtlaSil
  13. CANIM selam,
    öncelikle Can cana geçmiş olsun umarım bugüne birşeyi
    kalmamıştır,misafirim olduğu için hafta sonu güzel ve bir a kadar da yorgun geçti,
    salı akşamı yolcu edeceğim daha sık görüşürüz kocamann sevgi yolluyorum:))

    YanıtlaSil
  14. kankiii,
    iyi ki koca gitmiş de biz senin eski pazarları o tatlı dilinden dinlemiş, yazından okumuş olduk
    seni okurken senin sesin konuşuyor beynimde sen anlatıyorsun bana
    can cana çok geçmiş olsun diyorum
    benim haftasonu bir yoğundu ki sorma nete bile giremedim :)))

    YanıtlaSil
  15. ilk paragrafınıza ben de hüzünlendim ama eski günleri böyle yad etmek ne hoş.
    can can kardeşime geçmiş olsun diyorum.inşallah çok sağlıklı olur.Allah nazardan saklasın.sevgilerimle.

    YanıtlaSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))