Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

4 Ocak 2008 Cuma

kardan kıştan, hastalıktan , elemtere fiiiiş, kem gözlere şiiiş

Dışarda lapa lapa kar yağıyor.Hiç kar yağmayacak artık, anılarımızda kalacak sanmıştım. Geçen yıldan sonra. Ama insanoğlu bi şeyden memnun kalmaz ya. Şimdi de Gamze okula gitti. Nasıl gidecek , gelecek diye düşünmedeyim.
Hastalık hallerimiz devam ediyor. Nazlı konan bronşit ve üsye (üst solunum yolu enfeksiyonu), nedeniyle raporlu. Gamze sunum hazırlıkları dolayısıyla dün evdeydi. Ben de onlardan dolayı evdeyim. Yani bütün kızlar toplandık olayı.Nazara geldik nazara. Boşa mı dedim başta elemtere fiiş , kem gözlere şiiş diye .





Resimde gördüğünüz pasta , Nazlının özel isteği üzere yapılmıştır. Kokinalarda artık pastayamı sarkmış, sıcaktan mı mayışmış bilinmez
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Habire çorba , börek, pasta yapıp duruyorum .Dün akşam üzeri, Nazlı-anne , geçen gün kü pastan çok güzeldi deyince ben mesajı hemen aldım. Kızım hastaydı hasta ve canı istiyordu pasta. hemen yaptım.Vakit olmadığı için hazır pastaban dan yaptım. Çikolatalı puding pişirdim. arasını ve üstünü bununla kapladım. fazlalık olarak araya muz dilimleri koydum. Baktım , pastayı pudingle kaplarken tabağın her tarafı batmış. Hiç temizlemeye uğraşmadım. Üstlerine hindistan cevizi döktüm. hehe hem aksiyon oldu, hem uğraşmadım, hemde pasta servisi yaparken bir tatlı kaşığıda ondan koydum üstüne. Hiç yapmam bi de fotoğrafını çektim size. Hatta dolapta önceki pastadan kalan süsler vardı süsledim bile.

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::.

Hastayız ya, bol bol çorba pişiyor bizde, tavuk suyuna şehriye. Mercimek başta gidiyor. mercimeğin içine bir patates bir havuç ve bir soğanı , robotta çekiyorum . hepsini birlikte piiriyorum. Sonra üstüne kızdırılmış tereyağda nane ekliyorum.

Bir başka mercimek çorbası versiyonum da; yarım su bardağı kırmızı mercimek, yarım fincan bulgur ve yarım fincan tereyağda iyice kavrulmuş tel şehriye birlikte pişer. Şehriyeyi biraz sonra ekleseniz de olur.Piştiktan sonra üstüne yine tereyağda, nane li, salçalı , kırmızı biberli sos yapılıp dökülür. Limon ve karabiberle afiyetle içilir.

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::.


Şimdi bir başka usulde tavuk suyu çorba; kaynayan tavuk suyuna, biraz beyaz etinden tavuk didikleyip atın. Bir başka kapta bir su bardağı yoğurt ve bir çorba kaşığı unu çırpın. yavaş yavaş kaynayan tavuk suyuna ilave edin. 10-15 dk pişirin. Altını kapatıp üstüne kırmızı biberli yağ ilave edin. Bunu mutlak deneyin

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Bu soğukta üç çorba tarifi verdim size, bence bundan iyisi Şamda kaysı

son dakika

Ekran da bu yazıyı görünce tüylerim diken diken oluyor. Yine kimlerin canı yandı diye. Dün akşam da aynı oldu. Ne çok şey söylebilir, hiç bir şey söylemez ya da. Şiddetin asla geçerli bir nedeni, bahanesi olamaz . Bu konudaki net görüşüm budur.

Dünya kaynayan bir kazan oldu. Pakistan, Kenya da terörün kucağında. Sanırım 2008 çok daha zorlu bir yıl olacak, ve Barış söylemleri lafta kalacak.

Bir de dün akşam haberlerde izlediniz mi? bilmem, karda kayan arabanın altında kalan kadın. Görüntüler hep gözümün önünde.

Birileri , yediğimizi boğazımıza dizmek için, yaşadığımızdan keyif almamız için, toplumsal bir paronaya yaşamamız için düğmeye bastı. Sanırım 2008 de zorlu ve dikenli bir yol bizi bekliyor. Ama biz ne karartma günleri gördük...

2 Ocak 2008 Çarşamba

yeni yıl da ilk yazı ve Beyoğlu gecesinden resimler

Evet nihayet resimlerin bir kısmı geldi. Nalan Dubai ye vardı ve resimleri gönderdi. Sıra Nurdanın Ağvadan dönmesinde :))

Peripetie de kahve içerken

veeee Nevizade - Boncuk , henüz dağılmamışız, çalgıcılar masamıza gelmemiş. Sanıyorum o resimler Nurdan da.
Benim karşımda oturan da bu da Nevizade -Boncuk da . Yanımda oturan Nalan, karşısında Zuz , mor atkısıyla zeya ve benim karşımda oturan Nurdan.
***************************************************************************************

Yeni yıl yazısını nihayet ekleyebiliyorum. Son Beyoğlu gecesinde kalmışım. O gece kızlardan ayrılınca ben eve dönmedim,baktım saat bir hayli geç olmuştu. Şimdi evdekiler yatar , bende kahvaltıya onlara yetişirim dedim. Cihangirde oturan kuzenim Güllüye gittim. Zuz ve Zeya beni yarı yola kadar bıraktılar. Gittim ki kuzen Fato da orda , beni görünce O da orada kaldı. Gecenin dördünü bulduk. Sabah kalktım kafa ambalaj gibi. Tüm günüm öyle geçti. Ertesi gün de yeni yıl sofrası hazırlıkları.
****************************************************************************
Yeni yılı evde karşıladık . Çağıran arkadaşlara yemekten sonra uğrarız dedik ama ona bile üşendik. Nazlı zaten arkadaşlarıyla idi. Bu tür geceleri evde geçirmeyi seviyorum. Var öyle bir anımız karı koca. Bi kez taaa Antalyalara gittik. Yılbaşı gecesi klüpte millet eğleniyor. Bizim canımız bir sıkıldı. Onikiye kadar zor dayandık. Bizimkiler toplanmışlardır, ne yapıyorlardır falan vaziyetleri. Az kala kocam başlayacaktı anamın gözlemeleri falan demeye ki kalktık. Garsonlar falan peşimize üşüştü bir şey mi oldu, memnun mu kalmadınız diye. Evimizi özledik dedik. Öle işte .
************************************************************************************
Biz hastayız bi de. Nazlı bronşit raporlu evde. Benim geceden midem bulanmaya başladı. Sanırım üşüttüm. Ama midem bulana bulana yatakta bir film de izlemeyi ihmal etmedim. ''Aşk her yerde '' Güzeldi. Geçen yıl ya da önceki yıl sinemalarda oynamıştı.
Filmin Konusu:Günümüz Londra'sında Noel'den iki ay önce yaşanan farklı olayları izliyoruz. Ve filmin amacı insanaların yaşamında aşkın kapladığı yeri göstermek. Hatta pek çok karakter arasında başrolde aşk'ın olduğu bile söylenebilir. Başkanlar, rock yıldızları, sıradan insanlar; hepsinin ortak bir özelliği vardır: Aşkın komik, hüzünlü, saçma yanıyla bir kez de olsa kaşılaşmışlardır.Bu filmi izlemeye gidenler, tam 10 tane filmle ve onlarca aşkla karşılaşıyorlar... Yönetmen: Richard Curtis Senaryo: Richard Curtis Oyuncular:Bill Nighy (Billy Mack)Gregor Fisher (Joe)Colin Firth (Jamie)Liam Neeson (Daniel)Emma Thompson (Karen)Keira Knightley (Juliet)Hugh Grant (Başbakan)Laura Linney (Sarah)



30 Aralık 2007 Pazar

ne gecceydi be!!!!




Dün gece Nalan(desertwind), zeya , nurdanacar Zuz ve ben çok güzel bir Beyoğlu gecesi yaşadık.Üstteki ilk resim Kahve molası verdiğimiz, peripetie, ikinci resim se asıl gecenin yaşandığı Nevizade sokak. Bu sokak hakkında en aydınlatıcı bilgiyi, Sinan Özedincik yazmış. Kısa bir alıntı yaptım yazısından sizin için,Beyoğlu'nun gece hayatında önemli bir yer tutan Nevizade'de yaz kış ayrı bir keyif yaşanıyor. Hele yazları... Masalar, sokaklara dizilir, sazlı kemanlı fasıl cümbüşleri sokaklara taşar. Bu yoğunluğun içinde yolu bulup yürümek zorlaşır. Ancak yine de İstanbul' un olmazsa olmazlarındandır Nevizade Sokak...Yazının tamamı ise burada http://arsiv.sabah.com.tr/2007/02/15/gny/yaz1640-200-102-20070215-200.html

........................................................................................


Önce Nalan bundan sanırım bir ay önce falan , benim bitmez tükenmez Beyoğlu yazılarımdan birine , şimdi Beyoğlunda fasıl yapmak vardı yazdı. Zeya hemen yapalım o zaman dedi. Nurdan ve bende ne duruyoruz deyince , organize işi Zuz a kaldı. Ebrucuk da olacaktı ama olmadı. O bu gün gelebildi İstanbula. Ebruuu seninle bir program yaparız inşallah. Ama biz bu arada bir mail trafiği yaşıyoruz ki sormayın. Gün kararlaştırıldı. İş Nalanın Türkiyeye avdet etmesine kaldı.

.....................................................................................................................................


Dün planladığımız gece gerçekleşti nihayet. Ama önce erkenden AKM nin önünde buluşup benim deyimimle pötibör ama asıl adı peripetie de bir kahve faslı yaptık. İki saattçik kadar falan.Nurdan bize fal baktı ve hep güzel şeyler söyledi. Nurdaaaan eğer fal çıkarsa Turgut Reis de davetlimsin.

...............................................................................................................................................................................


Akşam yedi gibi Nevizade- Boncuğa geçtik. Zuz gelmişti zaten. Breh breh , ondan sonrası içelim açılalım , çalsın sazlar oynasın kızlar misali. Yalnız oynayan kadın değil erkekti ama hakkını verdi. Bu kısmı zeya anlatacak. Nurdan ve Nalan da resimleri gönderince resim koyacağım. Ben biraz arıza olduğum için, son anda makineyi çıkarttım çantamdan, o yüzden ben de resim yok. Masamıza gelen çalgıcılara istekler yaptık hem söylettik hem söyledik. Hepimiz Mihribancıymışız meğer, ilk istek parçamız o oldu. Mihribaaaaan mihribaaaan diye bağırmaktan şu an da boğazım acıyor. Cumartesi geceleri Beyoğlunu bilenler bilir. İnsan seli diyeyim ben size. Bir ara bizim olduğumuz sokakta insan trafiği tıkandı resmen. O soğukta dışarda masalarda oturanlar vardı. Gecenin sonun da bittiğine inanamadık. Şimdi değişik planlar içindeyiz bakalım bakalım neler olacak. Artık evimde baktıkça onları hatırlayacağım, bu arkadaşlığın sanal değil nasılda gerçek olduğunu ispatlayan objeler var. Hepsi de onları hatırlatan , onlardan özellik taşıyan.

......................................................................................................................................


Yarın yılın son günü. Tüm yaşanan sıkıntılar bu yılda kalsın, yaşanan sevinçler bu yılda da devam etsin. Yeni yıl sağlıkla güzellikle umutlarla gelsin. Hepimize iyi seneler

29 Aralık 2007 Cumartesi

belgelerle 26.yıl:)))))

ille de resim diyenlere işte 26.yıldan resimler




26 yıl deyince , siz bizi yaşlandı mı sandınız. Genciz güzeliz anlayışlıyız ve de iyi dansederiz. Azcık kilo aldık , az biraz gözlerimiz bozuldu o kadar:))))
Nazlı fotoğraf çekerken Zuz ve gamze tarafından gülme krizine sokulduğum an.





28 Aralık 2007 Cuma

çıktık açık alınla 26 yılda her savaştan







19 NOLU SONNET



Yalnızca benden kaçma yeter


Boş sözler de etsen duymak istiyorum seni



Sağır olsan gönlüm sözlerini ister



Dilsiz olsan gördüğünü.



Kör olsam, seni görmek isterdim



Sen yanımda yol gösterici oldun



Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı



Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı



´Bırak beni yaralıyım´ desen de boşa



Görevden dönülmez, yalnızca ertelenir



Başka bir yerde değil, yalnızca burda





Gönlüm herşeyden önce seni ister



Biz de diyebilirim, ben yerine.


Bertolt Brecht


27 Aralık 2007 Perşembe

bu yazıya başlık mı uyar

Beni eskiden tanıyanlar bilir, bazı bazı yani genelde diyelim şuna :)) , hocanın karısı durumlarım vardır. Yüz kere yazdım ya , herkes de zaten bilir ya. Hocaya demişler , karın çok geziyor, sanmam demiş, o kadar gezse bizim eve de uğrardı. Aynen o moda girdim yine. E programımım da vermiştim biliyorsunuz .
Salı günü has görümcem , yani favori görümcem ve grubuyla okey oynadım. Ben bu oyunu öğrendiğimde sanırım süt dişlerim falan çıkıyordur. Kahve kültürüm iyidir yani , aznifiydi, beziğiydi, hoşginiydi,tavlasıydı , konken sivrinek gibi gelir. Yani taşlı taşsız tüm oyunlar, İskambilde oynan tüm oyunlar. Hepsini bilirim. Bu kadınlar beni mat etti. Kaput gittim anlayacağınız. İlaç olsun bi kez açmadım. helal olsun onlarrraaa.
Dün Zuz la alış- veriş yapmak için Kadıköyde buluştuk. Gamze kaçırır mı?, bizim alış-veriş manzaralarımızı O da geldi, okulu kırdı. Hava da güzeldi. Yani kış havasına göre. Alış-veriş de aramızda geçen konuşmaları aktarıyorum size. Benim için girdiğimiz mağazadayız. Ben koltukta oturuyorum. İşaret ediyorum ikisine
-şunları şunları getirin, bakayım.
Onlar, ellerinde başka şeyler,
-bunlar nasıl
aslında güzeller ama bana olur mu?
Zaten kendimiz için sorduk.
işte buna benzer konuşmalarla benimle ilgili kısım biiti. Sonra bir şeyler yiyelim dedik. Şuralar da her zaman gittiğimiz gözlemeci vardı dedim ben. Zuz da ayyy canım gözleme çekti hadi gidelim dedi. Gittik ki , Orası yerle yeksan olmuş. Gamze- bizim gittiğimiz yer var dedi. Otantik diye bir yer. İçeri girdik. Gayet şık. Kadınlar yukarı bir yerde hazırlıyorlar gözlemeleri . Türkü çalıyor fonda. Ayrıca yöresel yemekler de var. Siparişi verdik. Duvarlarda gazete yazıları var. Çerçeveye konmuş. En iyi 10 gözlemeciden biriymiş. , Başka bir gazete de türkü eşliğinde gözleme diyor. Ama bizim Zuz koltukların döşemelerini beğenmiyor, benim gözüm gözleme açan kadınlardan birinin boynuna takılıyor. Hani şu isim yazan kolyeler var ya. Kadının boynundaki iki sıra. Mektup yazacakmış falan diyorum ben. Fikir yürütüyoruz, acaba alttaki soyadı mı?, iki çocuğu var da ikisinin adı mı?. Sonra gözlemeler geliyor.Masa cam, gözlemeyi kesmeye çalışırken, tabak masada dingil dingil dönüyor. Onu eleştiriyoruz. Tabağın altına peçete koyun, dönmüyor diyorum. Peçetelikteki tüm peçeteleri kullanıyoruz. Gözlemeler güzel, ama sanırım karabiberin kapağı açıldı iç malzemeye dökerken. Yoğun bir karabiber tadı var. Zuz, başka bir tadı örtmek için mi yaptılar acaba diye fikir yürütüyor. Ayy sonun da oradanda çıktık. Hadi babama eşofman alalım, kacamın hem doğum günü, hem evlilik yıldönümüz , hediye bakalım , çiçekçilerle pazarlık yapalım derken eve bayağı bir geç döndük. Sonra yemek , tv, çay ,kitap , gazete faslı.
pekiiii, bu günlerde bizim ev de ne pişti. Bilindik yemekler pişti. Ama geçen gece ben yine bir şey uydurdum onu yazayım. Tam yatıyoruz, mutfakta dolaba konacak yemekleri kaldırıken. Açık yarım kiloluk süt gözüme ilişti. Ertesi güne beklerse ben bundan huylanırım dedim. Hemen onu küçük bir tencereye döktüm. İki kaşık nişasta , iki üç kaşık şeker koydum. Bir elma rendeledim içine, bir de havuç. Pişirdim aynı muhallebi gibi. Tarçın ve vanilya da koydum.Bol dövülmüş ceviz ilave ettim. O sıra mutfağa su içmeye bilican Gamze geldi. Ne yapıyosun dedi. İçine koyduklarımı saydım. Biküide koysana dedi. Valla iyi fikir dedim. Yarım pakette bisküiyi içine kırarak koydum. Küçük bir borcamı önceden ıslattım tabii, bu karışımı içine döktüm. Ertesi akşam çayın yanında sundum. Herkes bayıldı. Sıra ismini bulmaya geldi. Bence çok sağlıklı bi pasta. Sütlü ,cevizli, meyvalı ooo bunun adı. Yanaktan kan damlatan pasta olsun:))
Hani şık restoran mönülerinde var ya. Neredeyse yemek isminde , tarifini de verecekler. Mersela şöle bi yemek vardı. Taze fasulye yatağında, buharda pişmiş levrek yanında, haşlanmış brokoli ve havuç. Vallahi atmıyorum Aynen vakidir. Tanığımdır. Hadi giitim yine ben.