Bu gün bir bilgisayar hikayem var. Yabancı değil yav, bizim bilgisayar:)).
Bir kaç gün önce sabah bilgisarı açtık, yani açamadık. Anlaşıldı bu yine Nurullah'ı özledi derken ben, Nazlı- ay şimdi Nurullah alır bunu iki gün de ancak gelir eve, mahalledeki ayilemizin internet-cafesine baktıralım dedi.Götürdük, kasayı, hiç bir şeyi yokmuş. Problem monitörde dendi. E iyi o zaman dedik.
Asıl hikaye burada başlıyor. Monitör, şu incecik LCD ekranlar var ya onlardan. Capitol Teknosa dan alınmıştı. Oraya baş vuruldu,
CEVAP - kutusu duruyor mu?.
-Valla , kaç kişi kutu saklar bilmem ama , duruyor işte. Yarın getirelim.
Ertesi gün,
-pekiiii faturası nerede.
-Fatura yok-
- olmaz, fatura da olacak, kutuya gerek yok
bankadan geriye dönük ekstre istendi, alındı,
Daha ertesi gün.
- kutu nerde, e fatura olsun , kutu getirmeyin dediniz ya hırrrrr
- tamam tamam , verdiğim numarayı arayın.
numara aranıyor.
-Sol üstteki numarayı söyleyin. Kutudaki S/N numarasını söyleyin. Olmadı monitördeki bandrolden ,SN numarasını söyleyin.
-Ama yok , burada öyle bir şey olmaz ,
-olmalı, olaz sa olmaz
Monitörü söktüm, içinde bandrolu buldum. Kodlayarak söyledim. E elimin tersi, Z zıkkımın kökü.
Takip numarası verdiler, iki gün içinde evden kargoyla aldıracaklar ve taaa Tuzlaya gidecek. Sakın Samsung marka monitör almayın. Alırsanız ve de bozulursa bilgi yarışması var, atlayacağınız parkurlar, geçeceğiniz turnikeler var. Bozuk mu dedim. Al kardeşim, garantisi varsa garantili yok kapsam dışıysa parasıyla tamir et ver. Şimdi kargo bekliyoruz.
Pekiiii ben nasıl oluyr da bilgisayarıma kavuştum. İşte blogculuğun faydalarından birine tanık olacaksınız şimdi.
Dün akşam Zeya , ben ve Ebrucuk Zuz da buluştuk. Yine yaylım yayıldık. Sohbetler ettik. Yedik içtik güldük. Tabiii ben de yukarıda anlattığım olayı onlara da anlattım. Zeya dedi ki - ooo o monitör kim bilir ne zaman tamir olup gelecek. Başka monitör yok mu. Tabi ben yenisini alınca eskisini hemen postalamıştım evden. O zaman ben de fazla monitör var , size vereyim dedi . Gece Zuz dan kalkınca zeyanın eve gittik, monitörü alıp bize getirdik. Kız hem monitörünü verdi hem de eve servis yaptı:))). Ebruyu da İzmire yolcu ettik. Artık ekim ayına kadar yok.
İstanbula bahar göz kırpıp kırpıp gidiyor. Şu anda hava pırıl pırıl duruyor ama serin.Hava durumunu da verdiğime göre artık gidebilirim. iyi bir hafta sonu olsun herkese...
Lalenin Bahçesi
Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
ebrucuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ebrucuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Mayıs 2008 Cuma
28 Ocak 2008 Pazartesi

Yeni bir haftaya daha başladık. Gelecek gelecek denen kar bir türlü gelemedi. Sanırım bir yerler de takıldı:)). Kar bile korkuyor İstanbula gelmekten.
Perşembe akşamı Zeya , ebrucuk ve ben Zuz da toplandık. Çok hoş bir gece geçirdik. Hatta benim kocam saat 12.30 da arayıp -eve gelmeyecekmisin?, orada mı kalıyorsun? demese saatin farkında bile değildik. Sonra da Ebrunun teyzesi aradı, ben yatıcam artık, anahtarın var mı dedi:)) . Birlikte yedik, içtik zeyanın deyimiyle birbirimizin hayatlarına biraz daha daldık. Resmi yükleyebilirsem eğer göreceksiniz. Gülme komasına girmemizin nedeni Zeya makinayı kurup kanepeye öyle bir atladıki, Ebruya bodoslamadan daldı. Ebrunun saçındaki dalgalanma zeyanın rüzgarından yani.:)). Ebru saçlarım aYnı lego gibi çıkmış diye tutturdu ama biz yine de bu rEsmi sizle paylaştık. Zuz bize çok güzel şeyler hazırlamıştı. Kızların sayesinde bende sebeplendim. Yoksa bana dışardan pide söyler genelde de:)). Meşhur soyalı tavuğunu ve kendi özel patates salatasını yapmıştı. Bunların tarifini bir başka yazım da vereceğim. Ben gece o saAtten sonra dönemedim tabii Zuz da kaldım. Sabah birlikte çıktık evden.Çoktandır iki kardeş kalmamıştık , iyi oldu.
. Ertesi sabah eve geince, hemen akşamdan derbeder kalan evi toparladım ve giyinip çıktım. Arkadaşlarımla okey oynamaya gittim. Hehehe neyseki bu sefer şans benden yanaydı. Akşam tabi ki karı koca , dizimiz hatırla sevgiliyi izledik.
Cumartesi günü kendimi biraz hasta hissettim kocam fazla gezmekten ileri gelebileceğini anons etti:)).
Pazar günü aile saadeti evdeydik. Durmadan film izledik, durmadan yiyip içip bulaşık çıkarttık. Gece de saat üçe kadar kızlarla Avrupa Yakasının izlemediğimiz bölümlerini izledik. Şimdi yine tatil dolayısıyla evdeyiz ve marketten gelen kızlar kar yağışın başladığını müjdelediler. Ama annem yüzünden hep kar sevinci boğazımıza takılır. Her kar yağışında bize , dışarda kalanları, yiyeceği , yakacağı olmayanları hatırlattığı için. ...
Etiketler:
avrupa yakası,
ebrucuk,
hatırla sevgili,
zeya,
zuz
30 Aralık 2007 Pazar
ne gecceydi be!!!!


Dün gece Nalan(desertwind), zeya , nurdanacar Zuz ve ben çok güzel bir Beyoğlu gecesi yaşadık.Üstteki ilk resim Kahve molası verdiğimiz, peripetie, ikinci resim se asıl gecenin yaşandığı Nevizade sokak. Bu sokak hakkında en aydınlatıcı bilgiyi, Sinan Özedincik yazmış. Kısa bir alıntı yaptım yazısından sizin için,Beyoğlu'nun gece hayatında önemli bir yer tutan Nevizade'de yaz kış ayrı bir keyif yaşanıyor. Hele yazları... Masalar, sokaklara dizilir, sazlı kemanlı fasıl cümbüşleri sokaklara taşar. Bu yoğunluğun içinde yolu bulup yürümek zorlaşır. Ancak yine de İstanbul' un olmazsa olmazlarındandır Nevizade Sokak...Yazının tamamı ise burada http://arsiv.sabah.com.tr/2007/02/15/gny/yaz1640-200-102-20070215-200.html
........................................................................................
Önce Nalan bundan sanırım bir ay önce falan , benim bitmez tükenmez Beyoğlu yazılarımdan birine , şimdi Beyoğlunda fasıl yapmak vardı yazdı. Zeya hemen yapalım o zaman dedi. Nurdan ve bende ne duruyoruz deyince , organize işi Zuz a kaldı. Ebrucuk da olacaktı ama olmadı. O bu gün gelebildi İstanbula. Ebruuu seninle bir program yaparız inşallah. Ama biz bu arada bir mail trafiği yaşıyoruz ki sormayın. Gün kararlaştırıldı. İş Nalanın Türkiyeye avdet etmesine kaldı.
.....................................................................................................................................
Dün planladığımız gece gerçekleşti nihayet. Ama önce erkenden AKM nin önünde buluşup benim deyimimle pötibör ama asıl adı peripetie de bir kahve faslı yaptık. İki saattçik kadar falan.Nurdan bize fal baktı ve hep güzel şeyler söyledi. Nurdaaaan eğer fal çıkarsa Turgut Reis de davetlimsin.
...............................................................................................................................................................................
Akşam yedi gibi Nevizade- Boncuğa geçtik. Zuz gelmişti zaten. Breh breh , ondan sonrası içelim açılalım , çalsın sazlar oynasın kızlar misali. Yalnız oynayan kadın değil erkekti ama hakkını verdi. Bu kısmı zeya anlatacak. Nurdan ve Nalan da resimleri gönderince resim koyacağım. Ben biraz arıza olduğum için, son anda makineyi çıkarttım çantamdan, o yüzden ben de resim yok. Masamıza gelen çalgıcılara istekler yaptık hem söylettik hem söyledik. Hepimiz Mihribancıymışız meğer, ilk istek parçamız o oldu. Mihribaaaaan mihribaaaan diye bağırmaktan şu an da boğazım acıyor. Cumartesi geceleri Beyoğlunu bilenler bilir. İnsan seli diyeyim ben size. Bir ara bizim olduğumuz sokakta insan trafiği tıkandı resmen. O soğukta dışarda masalarda oturanlar vardı. Gecenin sonun da bittiğine inanamadık. Şimdi değişik planlar içindeyiz bakalım bakalım neler olacak. Artık evimde baktıkça onları hatırlayacağım, bu arkadaşlığın sanal değil nasılda gerçek olduğunu ispatlayan objeler var. Hepsi de onları hatırlatan , onlardan özellik taşıyan.
......................................................................................................................................
Yarın yılın son günü. Tüm yaşanan sıkıntılar bu yılda kalsın, yaşanan sevinçler bu yılda da devam etsin. Yeni yıl sağlıkla güzellikle umutlarla gelsin. Hepimize iyi seneler
Etiketler:
Beyoğlu,
ebrucuk,
mihriban,
nalan,
nevizade-boncuk,
nurdanacar,
zeya,
zuz
24 Ekim 2007 Çarşamba
İKİNCİ BULUŞMA VE ONDAN BUNDAN
Bu keyifsiz günlerin içinde , günlerdir ilk kez keyifli bir şey yaptım. Dün akşam zeya ve ebrucuk la ikinci kez dün akşam saat 8.15 gibi Capitol de buluştuk. Çok güzel bir sohbet oldu. Valla ben doyamadım kendi adıma. Öyle çok şey paylaşıyoruz ki buralarda. Karşılaşınca da sanki bi sürü ortak arkadaşımız var.Gerçi zeya ile ortak bir tanıdığımız var. Onlar ailemi yıllardır tanıyor sanki. Bende onları. Konuşacak ne çok şey oluyor. Her buluşma ayrı bir tat veriyor. Şimdi hedefimiz Ebruya bir iş bulup , İstanbula yerleşmesi. Gece beni eve bıraktıklarında inanılmaz iyi hissettim kendimi.Bu arada Ebru benim meşhur ceviz ağacımı merak ediyordu onu gördü. Hatta rüyasına girmişti bir kez.
Çoktandır ceviz ağacından haberler vermedim size değil mi?. Artık dalları binanın iki yanından bile görülüyor.Boyu zaten çoktandır 6 katlı apartman boyunu aştı. Bilmeyenler için yazıyorum. Yoksa tüm arkadaşlarım biliyor. Kendileri Yüksek Anıtlar Kurumuna kayıtlı bir zatı muhteremdir.Empeyalisttir. Acaip bir yayılma politikası izlar. Arka kısmında iki tane daha var onlarda bayağı ulu ağaçlar ama bunun gibisi yok.Aşağıda oturan komşum, her yıl belediyeye baş vurur, dallarını biraz kestirir. Akşama kadar çoluk çocuk, kadın, erkek yoldan geçen diplerinde ceviz arar. Ben çok eğlenirim bu durumla.
Yarın akşam yolcuyum ben. Demiştim ya; denizi olmayan yer ve eğri çatılı eve doğru bir yolculuk bu. Hem de İlmiyemle birlikte. Dün biraz alış veriş de yaptık onunla. Paramız bitti simit evlerinde oturup çay içip simit yedik.
Bu gün Nazlının doğum günü. İlkokuldaki hatıra defterine sana istediğin her şeyi veremesem de sevgim hep banko yazmışım. Evet bu gün de aynı. İyiki doğdun kızım , hayatımıza kattığın her şey için sana teşekkürler.
Bu arada Cumhuriyet Bayramımız da şimdiden kutlu olsun. O gün burada olamayacağım. Ama gittiğim yerde de bayram gecesi çok güzel fener alayı yapılır.Herkes elinde meşale yürür.
Yeniden görüşene değin Allahaısmarladık...
Çoktandır ceviz ağacından haberler vermedim size değil mi?. Artık dalları binanın iki yanından bile görülüyor.Boyu zaten çoktandır 6 katlı apartman boyunu aştı. Bilmeyenler için yazıyorum. Yoksa tüm arkadaşlarım biliyor. Kendileri Yüksek Anıtlar Kurumuna kayıtlı bir zatı muhteremdir.Empeyalisttir. Acaip bir yayılma politikası izlar. Arka kısmında iki tane daha var onlarda bayağı ulu ağaçlar ama bunun gibisi yok.Aşağıda oturan komşum, her yıl belediyeye baş vurur, dallarını biraz kestirir. Akşama kadar çoluk çocuk, kadın, erkek yoldan geçen diplerinde ceviz arar. Ben çok eğlenirim bu durumla.
Yarın akşam yolcuyum ben. Demiştim ya; denizi olmayan yer ve eğri çatılı eve doğru bir yolculuk bu. Hem de İlmiyemle birlikte. Dün biraz alış veriş de yaptık onunla. Paramız bitti simit evlerinde oturup çay içip simit yedik.
Bu gün Nazlının doğum günü. İlkokuldaki hatıra defterine sana istediğin her şeyi veremesem de sevgim hep banko yazmışım. Evet bu gün de aynı. İyiki doğdun kızım , hayatımıza kattığın her şey için sana teşekkürler.
Bu arada Cumhuriyet Bayramımız da şimdiden kutlu olsun. O gün burada olamayacağım. Ama gittiğim yerde de bayram gecesi çok güzel fener alayı yapılır.Herkes elinde meşale yürür.
Yeniden görüşene değin Allahaısmarladık...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)