Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

7 Aralık 2007 Cuma

Yağmurdan, çamurdan, trafikten yani İstanbuldan

Dün İstanbulun, tüm başlıkta yazdığım arazlarını yaşadım. Neyseki keyfim yerindeydi de fazla üzerinde durmadım. Yoksa ...
Dün Gamsegamsenin yıllık doktor kontrolü vardı. Zuz unda. Yok yok hasta falan değiller sadece yıllık kontrol. Gamsenin doktoru her zaman gittiğimiz yerden ayrılıp Göztepe - Eğitim ve Araştırma Hastanesine başhekim olmuş. O nedenle oraya gittik. Öyle de yoğundu ki meğer bizi iki toplantı arasına almış. İhale toplantıları , giren çıkan belli değildi. Biz sekreterin odasında beklerken Gamze, bura sanki hastane değil dedi. İşimiz çok sürmedi zaten . Çıkışta Zuz gidecektik; baktık ki onun saatine de az kalmış, değmez dedim. Gitmedik.
Çıkışta , Gamze - anne çok acıktım, hadi Kadıköy'e dedi. Kızımı mı kırıcam. Şampiyona gittik. Kokoreç, midye tavalar, dolmalar karnımızı bir güzel doyurduk. Bu çocuklar bana çekmiş. Nerde bi muzurluk var , gidip onu severler. Yemekten sonra doğru Alkım Kitap evine gittik. Yedi kat kitap. Daha ne isterim. Bu arada yağmur şarıl şarıl. Dikkat edim şırıl şırıl demiyorum. Kitapçıya girdik. Oooooh missss gibi kahve kokusu. Kitap ve kahve ne yakışır birbirine. Yağmurdan insanlar dolmuş içeri. Kitabını alan kahve dünyası bölümüne yerleşmiş. Biz de elimize önce birer sepet aldık. Bütün katları baka baka gezdik. Bi baktık sepetler dolmuş. Oturup inceleyelim, biraz eleyelim dedik. Evde de okunacak birikmişler var. oturduk, ben dörde indirdim, Gamze de ikiye.
.Hemen gece başladım , birine kitaplarımın. Elif Şafak 'ın ''SİYAH SÜT''. Artık okuduğum kitapdan söz ediyorum ama, beğenip beğenmediğimi yazmıyorum. Beğendim diyorum , hemen bir yorum , ki bunlar genelde isimsiz olur. - neresini beğendin , berbat. Beğenmedim diyorum. - Neden beğenmedin, bi daha oku. Yuh yav. Sanki, herkesin okuma zevki aynı. Bir zamanlar dünyayı çalkalayan ''Bir Çift Yürek'' i beğenmedim diye az kaldı afaroz ediliyodum. Yok dermiş ki , asla asla deme. Sanki yeni bişe. Benim anneannem ölene kadar dedi bunu . Olmaz olmaz deme. Olmaz olmaz. Yaniiiiii. Elif Şafak anne olan tüm kadınların yaşadığı bir ara dönemi, lohusalığı anlatmış. Nedense kadınlar , keyifle doğumlarını , hamileliklerini anlatır da, lohusalık dönemini hiç anlatmaz. Elif Şafak, kendi bu dönemini anlatmış. Araf demiş bu döneme de. İki üç gün önce bir söyleşisinde kendi ağzından dinlemiş , ilgimi çekmişti zaten. Diğer aldığım kitap da , Çikolata Kaplı Hüzünler. Canan Tan ' a ait. Yazın da bir kitabını okumuştum. Diğerlerini de okudukça anlatırım. Şimdilik bu kadar.








12 yorum:

  1. Kankiii,
    İstanbul'a gelip şampiyondan kokoreç, midye tava yemeden dönmem,
    Size de afiyet olsun,
    Siyah Süt'ü ben de ilk iş alacağım,
    Ayşe Arman ile rmportajını okudum elif şafak'ın ilgimi çekti,
    Veda'yı yeni bitirdim ben de,
    Ayşe kulin 15 inde ankarada imza gününde,
    Ben de tabii orda olacağım (inşallah)
    evet izin benim için uyuşukluk oluyor, gerçi bugün ailece kaçamak yapıp haftasonuna kızılcahamam kaplıcalarına gideceğiz,
    oğlanlar çok heyecanlı,
    yaz tatili haricinde havuz keyfi yapacakları için
    haftasonu yokum,
    iyi haftasonları diliyorum,
    öptüm seni

    YanıtlayınSil
  2. Afiyetler ola efedim.Yağmurlu günün gezintisi de farklı oluyor değil mi? Kitap konusunda,çok tutucuydum: birkaç ay önceye kadar.
    Yok,kitap almam da,kütüphane den faydalanırım diye !
    Gördüm ki, güncel kitaplardan uzak kalırım.Çok beğendiğimi bir daha,bir daha okuma fırsatını kaçırırım ! Bu dönem büçtenin ağzını biraz gevşetmişem.
    Kitapçıların ,çay ve kahve salonları çok hoş.Yerel gazete köşemde de bunu dile getirdim.
    Neden ? Kütüphanelerin de, böyle güzel ve sıcak köşeleri olmaz.Kahve ve çay içimi eşliğinde kitap okunması,incelenmesi çok mu lüks !
    Saygılar efendim,sevgiler efendim.

    YanıtlayınSil
  3. Lale hanım, yine çok doğal ve sıcak uslubunuzla anlatmışsınız.Kokoreç ve midye plavı ben de severim.Tabi kitap okumayı da...ortak keyifleri duyduğumda sanki kırk yıldır tanışıyormuş gibi hissediyorum.Umarım reel hayatta bu da olur.

    YanıtlayınSil
  4. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  5. Aman saglik sihhat yerinde olsun gerisi bos.

    Offf , soyle agiz tadiyla kitapci gezmeyeli o kadar cok zaman oldu ki....Taaa , yazin gelip de Istanbul'dan aldigim kitaplari henuz okuyamadim, ha bire icimdeki Yolculk kitaplarini okuyorum.Cok da sikayetci degilim esasinda , cok hosuma gidiyor bu ara...

    YanıtlayınSil
  6. valla çok sevindim senin gözlük seni ne kadar rahatlatmış,ya da ne kadar ihtiyacın varmış da denebilir.
    Kitaplar....İnsanın en iyi arkadaşları,en huzurlu ve yine en keyifli anlarda okunur ya belki de o yüzden kitap deyince aklıma hemen tatil gibi bir şey geliyor,yani mutluluk veriyor bana
    Bizim burada henüz öyle bir kitap evi var mı bilmiyorum aman olsun,benim evim kitapçılara en fazla yarım saat mesafede olunca pek de önemli değil di mi (ay havam batsın)Eee senelerce büyük şehirlerin ulaşım çilesini çekince bana hak vermek gerek ne dersin?
    Yağmur burada da pek bir bollaştı yine ama yağsın seviyorum,sana bol keyifli,eğlenceli ve sağlıklı bir haftasonu diliyorum.

    YanıtlayınSil
  7. aynı kitabı bir kaç gün arayla almış ve okumaya başlamışız lale abla:-))
    hadi bakalım önce kim bitirecek:-)

    sağlıcakla
    sevgiler..
    mutlu hafta sonları size
    ;-)

    YanıtlayınSil
  8. ah ne çok özlemişim istanbulu, şampiyonda kokoreç yemeyi yağmurunu, karını,..ah ah!!

    YanıtlayınSil
  9. Elif Şafak bu kez halk arasında hani hurafe,koca karı masalı denilen konuyu almış ele
    lohusa kadına dadananlara...
    Ama bilirmisin bizim oralarda,
    "Lohusanın mezarı 40 gün açık olur"
    diye bi laf var ürkütücü ama ...inan çogu yaşanmış örnekleri de yok değil hani...
    Öptüm seni...

    YanıtlayınSil
  10. biz de Nurdanla aynı saatlerde Kadıköy'deydik. Keşke karşılaşıp birlikte kitap karıltırsaydık :)
    Elif Şafak'ın kitaplarını alıyorum ama bir türlü okuyamıyorum. Bunu da içime depresyon verecek diye okumak istemiyorum. Yaz yine sen kitapları boşver kim ne yazarsa yazsın. Herkes aynı fikirde olamaz ama herkes bunu anlayamıyor. Hüzün Kaplı Çikolataları sevmiştim ben. Canan Tan'ın Pirayesi bir de Yüreğim seni çok sevdi'si de güzeldi.
    Ben bilumum muzur şeyleri çok sevmeme rağmen miğdeme ağır geldikleri için artık yemiyorum. Yerken iyi ama sonrası çok kötü yapıyor beni. Yİne de şampiyon d akokoreç başkadır :)

    YanıtlayınSil
  11. yaz be isimsiz yazanların isimsizliğine inat.
    ismini yazmadan sana laf yetiştireceğine sevmedin sevdin demene laf yetiştirecek kadar yürekli olacağına ismini yazacak kadar yürekli olsunlar. çok kızıyorumben bunlara
    takma onları.
    elif şafağın röportajın bende okudumilgimi çekti ama kitabı okumadım. sen bana yaz yorumunu merak ettim. özledim seni
    gamse gamse nin dr kontrolünün sonucu?
    beyoğlu nasıldı?

    sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  12. ben canan tan'a bayılırım. Diğer kitaplarını da tavsiye ederim. İstanbul'un yağmurundan çamurundan trafiğinden nefret ediyorum!!! Hamileliğimden bu yana yani 21 aydır kokoreç yemiyorum aslında çok severdim ama artık tadını unuttum diyebilirim. Bir nevi detox:) Sevgiler

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))