Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

24 Aralık 2011 Cumartesi

2011'İN EN 'LERİ

2011..de

en sevdiğim kitap..Sen Dünyaya Gelmeden-Margaret Mazzantini

en sevdiğim yazar ...Haruki Murakami

En sevdiğim şair...Furuğ Ferruhzad(teşekkürler Turuncu Gezegen)

en sevdiğim film...Sibirya Berberi(DVD)

en sevdiğim film..Midnight in Paris(sinemada)

En sevdiğim mutfak filmi...Toast(İstanbul Filmekimi)

En beğendiğim komedi filmi...Eyvah eyvah 2


Görsel anlamda en beğendiğim film...İmkansızın Şarkısı

En beğendiğim yerli film...İncir Reçeli


En beğenmediğim film...Cadılar Zamanı ve Turist


En beğendiğim tiyatro oyunu...Profosyonel

En beğendiğim oyuncu...Yiğit Özşener

En beğendiğim sergi...Zerrin Tekindor sergisi


En ilginç mekanım...Fatih Kadınlar Pazarı

En sürpriz gezi...Fener Rum Lisesi ve Ordu'da eski hapishane'nin içine girdiğimiz gün...eskiden mahkumlara baktığımız, yarı açık cezaevinin içine girmek , çok garip bir duyguydu)

En sevdiğim Cafe...Beylerbeyi Aynalı Kahve

En sevdiğim şehir dışı seyehat...Nisan ayında yaptığımız Ankara seyehati...Leylak Dalı, Mavianne, Balkahve ve Gümüşay ve Hüznün Tadı ile geçirdiğimiz unutulmaz anlar

En eğlendiğim gece...Ebrucuk, Zeya ve Zuz ile Palmodoro' da ki taş plak gecesi

En eğlendiğim gün...Ordu'da çocukluk arkadaşlarımla yaptığımız Ordu günü

En sevdiğim gün...Karıkoca yaptığımız Bodrum günü...kale , Karya Prensesi ve Zeki Müren'in evine yaptığımız gezi...

En etkilendiğim yer...Mehmet Akif Ersoy'un evi..Vatan şairinin o yoksul , mütevazi evi beni çok etkiledi...

En korktuğum gün...Babamın hastalanıp, ambulansla hastaneye götürdüğümüz gün

En üzüldüğüm gün...Eniştemi kaybettiğimiz gün

En sevilen yazım...Çıktık açık alınla 29 yılda her savaştan

En etkilendiğim olay ...Van depremi

bu liste daha uzar gider aklıma geldikçe eklerim ben, peki sizin en'leriniz...Hatta yazın sizde...

23 Aralık 2011 Cuma

yağmurlu bir gündü


Dışarda rüzgarla karışık deli gibi bir yağmur var...Camları dövüyor sanki...Hiç bir şey yapmadım bu gün...Salonun perdelerini bile öğleden sonra açtım... Seneler önce izlediğim bir filmi izledim... New York da Noel görüntüleri ve Noel alışveriş sahneleriyle başlayan çok güzel bir film. Evet yıllar geçse de unutamayacağınız bir film değil belki ama çok sevimli. Çok seneler önce izlemiştim. Yine aynı zevkle izledim. Hem de izleyeceğim bir sürü film varken tutup bunu izledim. Filmi izledikten sonra tesadüflere daha çok inanmaya ve her şeyi işaret olarak algılamaya başlayabilirsiniz, öyle bir risk taşıyor...İzlerken tadını çıkara çıkara 10 tane bademimi ve 5 tane gün kurusu kayısımı yedim.

Yazımı yazarken ; bir taraftan da haberleri dinliyorum. Bu akşamdan itibaren kar Trakya'dan giriş yapıyormuş ve hava sıcaklığı 10 derece birden düşecekmiş. Yani ilk karı sevgili Nazpek görecek:)

Kitap okumada biraz yavaşladım bu günler de gece içtiğim süttenmidir nedir, iki , üç sayfada uykum geliyor. halbuki o kadar severek okuyorum ki İkizler'i...

Artık çorba ilave edildi diyet listeme o yüzden sımsıcak bir mercimek çorbası içeceğim... yanında bir dilim çavdar ekmeği ile...limon, karabiber ve kırmızı pul biber hatta sumak ilavesiyle... sebze olarak da kabağı, az yağda, domatesli pişirdim, üzerine yoğurt koyacağım... Çorba yediğim için iki dilim ekmeğim bire indi... Çorba bir dilim ekmekle eşitlendiği için...Acaip matematik kafası gerekiyor bu diyet işinde hahahah....Ha bi de domatesli roka salatam var...Daha ne olsun ayol... Öğle yemeğinde bir dilim bifteği çavdar ekmeği ile tost yapıp bistekli wrap yaptım... Hümeyra Cafe usulü...siz buna kendi aranızda biftekli dürüm diyebilirsiniz... yanında da kazan kada kıvırcık salata yedim. Yağsız, mısırsız sadece limonlu... Bunları yazma neenim hem kendim unutmayayım, hemi de diyet yemeği yapmak isteyen olursa model olsun:)) Yeşil çayımı içtim iki fincan yalnız su işinde biraz takılıyorum. Dün akşam Caddebostan'dan Çiftehavuzlar'a kadar yürüyüp ,yürüyüş işimi halletmiştim.

Bu akşam ki dizim, Bir Çocuk Sevdim... Çetin Tekindor ustayı izlememek olmaz...

oki doki

Dün akşam Zuz'u yeni hayatına uğurladık...Son ana kadar çok iyiydim ama , otobüsten el sallarken kendimi tutamadım, uğurlamaya gelen arkadaşlarıyla bile vedalaşmadan ayrıldım oradan, arkadaşları arabaya binerken arkamdan koştular...

Dün Zuz'un evinin merdivenlerinden son kez inerken , hani insanın başı , kolu, bacağı ağrır ya aynen o şekilde kalbim ağrıdı.

"Bir kız kardeş, asla büyümeyecek bir parça çocukluktur."





Hepinize , tüm güzel dilekleriniz için hem Zuz hem de kendi adıma teşekkür ederim...

22 Aralık 2011 Perşembe

dönersen ıslık çal

Bu gün Zuz'un evi toplandı, eşyaları yüklendi...Akşam da artık Ayvalıklı -Cundalı olmak üzere yola çıkıyor...Herkes soruyor, üzgünmüsün diye... Şimdilik onun için , hayallerine doğru gittiği için o kadar seviniyorum ki, bunu düşünmeye fırsat olmadı...Artık yazları biz orada kışları o burada yaşarız... Daha büyük bir eve geçmemizi istedi zaten, ben karda kışta buraya gelirim dedi... O yüzden nisan , mayıs gibi daha büyük bir eve geçeceğiz... Ben bu semtte doğdum,Kocam ve kızılar , da ilkokuldan beri buradalar o yüzden yine bu semt merkezli olan şöle geniiiş, ferah, manzaralı, en fazla ikinci kat olan bir ev gören , duyan olursa ıslık çalsın:)

Bu gün ev toplamaya yardıma Cancan'ın kardeşi Uras'da geldi... Pusetinde uyurken, adamlar onu da eşya sanıp atmasınlar kamyona dedim...Annesiyle yiyecek bir şeyler almaya çıktık, Annesi yemek işini hallederken biz de Cancan görmeden arabada oynaştık:)

Zuz'dan biraz ganimet alırım sanmıştım ama benim beğendiğim şeyler ben gidene kadar kaldırılmıştı:))

Biz birlikte çok şey yaşadık, zaman zaman ayrı şehirlerde zaman zaman aynı şehirlerde... Benim arkadaşlarımla daha sonra benden daha iyi arkadaş hatta kanka olmak gibi bir özelliği vardır:)En çok sevdiğim, en çok didiştiğim, en çok güldüğüm, en çok kızdığım, kızdırdığım kişi olma özelliklerini de üstünde barındırma gibi bir meziyeti vardır...

Güle güle kardişim, yolun, şansın açık olsun... Odan hep hazır, odamı da hep hazır tut...Annemin hepimize verdiği kuş tüyü yastığı ben geldiğimde benim yatağıma koymayı unutma... Yeşil çayımı , kahvemi tedarikle...Baş ucuma okuma lambası koy... Evin bahçesine lale soğanlarını gider gitmez dik, soğan dikme mevsimi geldi bile:)

21 Aralık 2011 Çarşamba

günün ikinci yazısı

Bir günde ikinci yazı eklediğim özel günlerden birindeyiz:)

Diyetisyene üç saatlik açlıkla gidebilmek için sabahın yedisinde kahvaltı yaptım. Sonra bir koşu evi topladım ve diyetisyen doktorumun yolunu tuttum. Daha fazla vermiş olmayı isterdim ama ilk hafta için doktorum çok iyi buldu...Bir hafta da 1,5kg ancak verebilmişim. Yalnız söylediği yürüyüşleri yapamamıştım, her gün yürüyen ben, sanki inat gibi, Diyetisyen söyledikten sonra hiç yürümedim.Neyse zeytin ve yumurtama kavuştum. Üç kocaman zeytinim var , kahvaltıda ve peynirle değişimli olarak yumurtam. Yani yumurta konusunda harika tekniklerim var. Mesela kaynayan suya yumurtayı kırıp beyaz bir top olunca alıp , ortadan ikiye kesip, üstüne kıyılmış maydonoz , kekik kırmızı biber ve karabiber, tuz ekleyip çavdar ekmeğimi bandıra bandıra yiyip çakma sahanda yumurta olayına dönüştürmek gibi:) Bazen de çırpıp yağsız tavaya döküp, biraz önce saydığım malzmeler ve zeytinlerle pişirip tahıllı ekmek üstünde ona pizza muamelesi yapasım var:)Bu arada kocama da kolestrol diyeti listesi hazırlandı, çok komik onunkinde daha çok yememesi gerekenler var...

Koşuyolu'nda ki diyetisyen olayı bitince Kadıköy'e geçtik. Ben bademle , kayısılarımı Alkım'da kitaplara göz gezdirirken yedim. Hayatta atlamam ,valla en sevdiğim öğünüm...Üç tane kitap aldım. Biri kendime Yeliz'in tavsiyesi Acı Çikolata...Diğer ikisinin sahipleri var...Onlar okusunlar , beğenirlerse kendime alacağım...Öyle de bir garanticiliğim vardır:)

Eve gelince light ton balıklı çavdar ekmekli sandviçimi ve roka salatamı yedim...En güzel ,en kıyamadığım defterimi alıp iki sayfa 2012 dileklerimi yazdım. Zuz için dilediğim dilek tutunca,sıra benimkilere gelmiştir diye düşünüyorum açıkcası...



Yarın artık Zuz yolcu...Sabah ona gideceğim...Sonra hepimizin Cunda macerası başlayacak. Artık biz de kafasına esen,kafası bozulan soluğu orada alır ...

Yule


Bu gün en uzun gecenin gündüzü... Yule yani kış dönümü... kış dönümü yani Anneannemin deyimiyle gün dönümü. Eski Türkler yılbaşı olarak kutlarlarmış.Güneş ışıklarının dünyaya yeniden dönüşünün festivali...kutlama günü. Eskiden güneşin, ışıklarının yeniden parlaması için insanların yardımına ihtiyaç duyulduğuna inanılırmış. İnsanlar büyük şenlik ateşleri yakar, ağaçları süslerlermiş. Yani bu ağaç süsleme işi tamamiyle bir pagan kültürü...Noel ile çok bir ilgisi yok.Yalnız bir pagan tarafım var ki, önceki yazılarıma baktım da , her ytıl bu zamanda bir yule yazısı patlatmışım:)

Dün biz de okey partisi vardı... Yenildi içildi. Zuz'da vardı, gece geç saatte gitti. Nihayet O'na bir facebook sayfası açtık. Benim facebook sayfamda arkadaşlık isteklerini ben görmeden kabul eder duruma gelmişti. Hiç tanımadığım, alakasız biri arkadaşlık isteğinde bulunmuştu, ben de bekletiyordum...Dün diyo ki- abla bir itirafım var...ben yanlışlıkla onun arkadaşlık isteğini onayladım. Dedim ki o da dumur olmuştur herhalde, aylar sonra gelen bu onaya:))

Dün gece uzun bir aradan sonra , ilk kez ilgiyle izledim Öyle Bir Geçer Zaman ki'yi...Olumm Mete yahu, bu dizi başladı başlayalı , senin yediğin dayaklar buradan Amerikaya yol oldu...Dayak arsızı oldun çıktın. Bu gece ise Muhteşem Yüzyılda işle kızışıyor, Hürrem ile Validen Sultan artık iyice kapışıyor...Ve yeni diziler; kanalD' de Gülse Birsel'in beklenen dizisi Yalan Dünya başlıyor...Kadro acaip, ama benim için önemli olan isim ; Mor Menekşelerde de rol alan Ömür Arpacı... Veee ATV'de başlayacak olan SON... Yiğit Özşener ve Engin Altan Düzyatan ve Erkan Can birlikte... Üçü bir arada yani:)

Kitap, İkizler devam...

Gündem...Artık RTE bir karar versin, bu sene mi? Cumhurbaşkanı olmak istiyor iki sene sonra mı?

Benim gündem...Diyetisyen hiç kilo vermemişsin derse yanarım yanarım da dün yemediğim işli tavaya yanarım...

ooo sabah sabah, bir kültürün tanıtımı, gösterimde olan , gösterime girecek olan diziler hakkında bilgiler... azcık politika...hepsi aynı yazı da...olabilir bir dengesizlik göstergesi olabilir... Keşke bu sayfanın adı daldan dala ya da karman çorman gibi bir şey olsaymış.


İyi sabahlar olsun, iyi bir gün olsun ve de kutlu olsun gün dönümü...

20 Aralık 2011 Salı

Salı salı

Dün bütün gün evde divil divil divildedim hahah bu Ordu'da , hiç durmadan sürekli bir şeyler yapmayı anlatma biçimi. Sürekli amaç amaçsız ortada gezene de div div etme diyebilirsiniz.

Akşam'da Mor Menekşeleri izledik. Dönem dizilerini çok seviyorum. Hele mekan ve kostümlerde tam yerine oturuyorsa ; tadından yenmiyor. Mor Menekşeler böyle bir dizi..Fakir Şükrü'ye bayılıyorum, Hayali'ye bayılıyorum. Kocasının çok kıskandığı o tombik yengeye bitiyorum.
Diziden sonra kitabıma devam ettim. Kitabım sevgili Düşlerin Rengi Zeynep2in gönderdiği İkizler... Hiç rastlamadığım bir anlatım tarzı var. Sanki bir tiyatro sahnesinde oyun izler gibi okuyorum.Yazar geri dönüşleri, sanki sahne değişimleri gibi ifade ediyor.Sizi hikayenin içine almadan seyirci gibi dışarda tutuyor.Kitap çok çok zamanlı, birbirinden altı yaşında ayrılmak zorunda kalan ikizlerin yetmişli yaşlarda bir kaplıcada karşılaşmalrı ile başlıyor. Tabi sık sık geri dönüşler var. Yazar bunu, şimdi Köln'de cenazedeyiz ya da şimdi bilmem kaç yılında şuradayız gibi geçişleri belirtiyor. Çok değişik geldi ve çok hoşuma gitti...Bakalım hayatın iki farklı kıyısında yetişen ikizler bana ne anlatacaklar. Sanırım çok uzun bir yolculuk bekliyor beni...

Henüz sabahın çok erken saatleri, perdeleri bile açmadım...Ama yağmurun cama vuruş seslerinden ; havayı tahmin edebiliyorum.Bu gün okey grubumla bizim evdeyiz, yağmur, ev, okey, çay e daha ne olsun...

Yarın büyük gün. Diyetisyenimle randevum var. Bakalım bakalım ne olmuş. Ben çizgi dışına çıkmadım. Tartıda da sonucu görüyorum ama yarın ki görüşmeden sonra yazarım sonucu:)


Şimdi bu yazı burada bitsin...Çünkü kahvaltı saatim geldi.