Biz meşgulüz bu gün. Çok yakışıklı biri var ev de. Yürüteçle volta atıyor koridorda. Dünyanın en başarılı işini yapıyormuşcasına gururlu .
Bizim en asli görevimiz O nu sevmek, yedirip içirmek. Onun göreviyse bize sadece bi gülücük atmak. Tüm hizmet bu gülücük uğruna işte.
Lalenin Bahçesi
Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
26 Mart 2009 Perşembe
24 Mart 2009 Salı
23 Mart 2009 Pazartesi
kitap kitap kitap kitap kitap kitap
Dünü ev de geçirdim, tüm gün kitap okudum. Hem de hiç salona geçmeden yatak odasında. Nazlı Zuz dan gelince bir ara verdim o kadar.
Yemeği de dolaptaki hazır döner ve dürümle hallettik. Bi tek arasına domates ve ızgara biber ilave ettik. Sonra yine okuma ya devam. İrfan Orga'nın Bir Türk Ailesinin Öyküsünü bitirdim. Daha önce kitaptan söz etmiştim. Kitapta yer yer tutarsızlıklar dikkatimi çekmişti. Ama oğlunun eklediği son söz kısmında nedenini anladım. Kitap İrfan Orga tarafından ingilizce kaleme laınmış ve İralandalı eşi tarafından edith edilmiş. Bu kitabı da okuyunca anladım ki ben biyografi okumayı seviyorum. Yaşanmışlıklar beni daha çok cezbediyor.
Sabah çerez bir kitap aldım elime. Kaş dan dönerken yolda bir kitapçıdan almıştık. Leylak Zamanı Maeve Binchy ye ait. İrlandalıların Kerime Nadir'i diyorum ben ona. Sahi bilen var mı yeni nesilden Kerime Nadir'i. İlk kitabı İtalyanca Aşk Başkadır çok güzeldi. Zuz filmini beğenmiş kitabını almıştı. Ben de kitabı ondan okudum çok beğendim filmine de gittim. Fimi hiç beğenmemiştim. Her şey yarım kalmıştı sanki. Sinema çıkışı ee sonra demiştim. Bir yaz günü sinemada yedi kişi izlemiştik. ikisi de zaten Gamsegamse ile ben. Sıcak bir günü sinemada geçirelim demiş, gidip donmuştuk. Neyse işte bu kitapta biraz İtalyanca Aşk Başkadırın tarzı var. Yine tek tek kişiler üzerinden gidiyor. İki saat sürmeden okunup bitecek bir kitap.
Okunmak için sıra bekleyen kitaplar rafından rast gele çektim aldım bu geldi. Bu kitaplar bitmeden kitap almak yok demiştim ama dün akşam Adalet Ağaoğlu'nun Sessizliğin İlk Sesleri adlı kitabı Gamse tarafından kitaplığımıza armağan edildi. Bizim evden her çıkanın yolu bir kez Alkım'a düşer mutlaka. Bir göz gezdirdim ilginç bir şeye benziyor.
Kitap okumaya üç kitap olarak başlarım hep, bir felsefi ya da derinlerde kalmış bir kitap, bir roman bir de çıtır çerez.Roman bitti, çıtır çerez bitmek üzere. Faust beni biraz oyalıyor. Ya da modum da değilim öyle bir kitap için . Bir kitabı yarım bırakmak hiç tarzım değil. Bir kez yaptım. O da Orhan Pamuk'un Beyaz Kalesi idi. Sonra onu yıllar sonra okuyup bitirdim.
Bu gün pazarımız var. Bir ara dışarı çıkıcam. Yarın arkadaşlarla buluşacağım. Çarşamba Cancan dan randevu isteyeceğim. Kokusunu bile özledim. Dün akşam kocam tv kumandasını bulamamış , aaa Can alıp eve götürmüştür dedik.
Hadi gittim ben. İyi bir hafta olsun hepimize
deeep not.:Karabükten sonra Muğla- Gümüşlükte de Latife Tekin'in üzerine yürüdüler. Tarihi eserler ve araziler kime aittir diye sorduğu için
Yemeği de dolaptaki hazır döner ve dürümle hallettik. Bi tek arasına domates ve ızgara biber ilave ettik. Sonra yine okuma ya devam. İrfan Orga'nın Bir Türk Ailesinin Öyküsünü bitirdim. Daha önce kitaptan söz etmiştim. Kitapta yer yer tutarsızlıklar dikkatimi çekmişti. Ama oğlunun eklediği son söz kısmında nedenini anladım. Kitap İrfan Orga tarafından ingilizce kaleme laınmış ve İralandalı eşi tarafından edith edilmiş. Bu kitabı da okuyunca anladım ki ben biyografi okumayı seviyorum. Yaşanmışlıklar beni daha çok cezbediyor.
Sabah çerez bir kitap aldım elime. Kaş dan dönerken yolda bir kitapçıdan almıştık. Leylak Zamanı Maeve Binchy ye ait. İrlandalıların Kerime Nadir'i diyorum ben ona. Sahi bilen var mı yeni nesilden Kerime Nadir'i. İlk kitabı İtalyanca Aşk Başkadır çok güzeldi. Zuz filmini beğenmiş kitabını almıştı. Ben de kitabı ondan okudum çok beğendim filmine de gittim. Fimi hiç beğenmemiştim. Her şey yarım kalmıştı sanki. Sinema çıkışı ee sonra demiştim. Bir yaz günü sinemada yedi kişi izlemiştik. ikisi de zaten Gamsegamse ile ben. Sıcak bir günü sinemada geçirelim demiş, gidip donmuştuk. Neyse işte bu kitapta biraz İtalyanca Aşk Başkadırın tarzı var. Yine tek tek kişiler üzerinden gidiyor. İki saat sürmeden okunup bitecek bir kitap.
Okunmak için sıra bekleyen kitaplar rafından rast gele çektim aldım bu geldi. Bu kitaplar bitmeden kitap almak yok demiştim ama dün akşam Adalet Ağaoğlu'nun Sessizliğin İlk Sesleri adlı kitabı Gamse tarafından kitaplığımıza armağan edildi. Bizim evden her çıkanın yolu bir kez Alkım'a düşer mutlaka. Bir göz gezdirdim ilginç bir şeye benziyor.
Kitap okumaya üç kitap olarak başlarım hep, bir felsefi ya da derinlerde kalmış bir kitap, bir roman bir de çıtır çerez.Roman bitti, çıtır çerez bitmek üzere. Faust beni biraz oyalıyor. Ya da modum da değilim öyle bir kitap için . Bir kitabı yarım bırakmak hiç tarzım değil. Bir kez yaptım. O da Orhan Pamuk'un Beyaz Kalesi idi. Sonra onu yıllar sonra okuyup bitirdim.
Bu gün pazarımız var. Bir ara dışarı çıkıcam. Yarın arkadaşlarla buluşacağım. Çarşamba Cancan dan randevu isteyeceğim. Kokusunu bile özledim. Dün akşam kocam tv kumandasını bulamamış , aaa Can alıp eve götürmüştür dedik.
Hadi gittim ben. İyi bir hafta olsun hepimize
deeep not.:Karabükten sonra Muğla- Gümüşlükte de Latife Tekin'in üzerine yürüdüler. Tarihi eserler ve araziler kime aittir diye sorduğu için
22 Mart 2009 Pazar
ve söz biter
Yüksel Enişteyi ilk gördüğümde yatmış kitap okuyordu. . Zeki'nin nişanlısı dediler, doğruldu elinden kitabı bırakıp beni kucakladı.Sonra babamla çocukluk arkadaşı çıktılar. Şahane güveç yapardı. Çok iyi piknikçiydi. Piknik malzemesi her daim arabasının bagajındaydı. Portatif masası , sandalyeleri ve güveç kabı. Sayısız piknikler yaptık birlikte. Güveçin iyisi dört beş saaat pişer derdi, kimseyi yaklaştırmazdı ama ben ateşin yanından geçerken , bak bakalım tadına tuzuna derdi masusçuktan. Görümcemle annemin kafası da uyunca daha doğrusu kocamın tüm ailesiyle şimdiki moda deyimle kanki oldu bizimkiler. Çok birliktelikler yaşandı acı tatlı bi çok günde birlikte olundu.
Yüksel Enişteyi son gördüğümde , biraz rahatsız dediler, odasına girdim yine yatmış kitabını okuyordu. Artık dışarı çok az çıkıyorum dedi.
Güle güle git Yüksel Enişte babamın deyimiyle Ali Ağa. Yolun ışık olsun
Not. Yüksel Enişte görümcemin eşidir. daha önce hasta olduğunu yadığım eniştem değil.
Yüksel Enişteyi son gördüğümde , biraz rahatsız dediler, odasına girdim yine yatmış kitabını okuyordu. Artık dışarı çok az çıkıyorum dedi.
Güle güle git Yüksel Enişte babamın deyimiyle Ali Ağa. Yolun ışık olsun
Not. Yüksel Enişte görümcemin eşidir. daha önce hasta olduğunu yadığım eniştem değil.
19 Mart 2009 Perşembe
bu gün ne gün 2' ÖLE BUYURDU ATALET)
Gamse yatağından kahvaltısını bilgisayar başında yapmak istediğini buyurdu. Tost ve tereyağlı ballı bir ekmek dilimi eşliğinde çayını içti. Bilgisayarda bir şeyler yaptı. Ben biraz daha salındım ortalıkta. Sonra bir iki telefon konuşması yaptım, maillerime baktım.İnternetten takip ettiğim bir kaç yazar var onlara baktım.
Zil çaldı Tuçe elinde mantı ve yoğurtla geldi, Lale Teyzeciim bize mantı yaparmısın diyerek. Ama şahane bir mantıydı, aldığı yerden alınıp buzluğa stoklayacağım. Naziş mantı hastasıdır. Kocam da anlamsız bulur hehehe.
Mantıyı yiyince uyku bastı, kahve içtim. Kızlar sinemaya gittiler.
Akşama Ezo gelin çorba, bulgur pilavı, pilaki ama barbunya değil kuru fasulyeden yaptım bol havuçlu ve köfte var. Oldumu ataletimmm. Ha akşam Aşkı memnu izleyeceğim ve kitabımı bitireceğim artık.Sayfanın yan tarafında son okuduklarım ve şimdi okuduklarım var.
Bi de yukardaki kadın evini neden gece gündüz elektrik süpürgesiyle süpürüyor anlamak istiyorum, gidip elinden süpürgeyi alıp evini bir güzel süpürüp , o süpürgeyide alıp eve gelesim var.Ota boka panoya yazı asılır bizim apt de. Ama bu kadını bi tek ben duyuyorum ve sesimi çıkarmıyorum ya problem yok.
Zil çaldı Tuçe elinde mantı ve yoğurtla geldi, Lale Teyzeciim bize mantı yaparmısın diyerek. Ama şahane bir mantıydı, aldığı yerden alınıp buzluğa stoklayacağım. Naziş mantı hastasıdır. Kocam da anlamsız bulur hehehe.
Mantıyı yiyince uyku bastı, kahve içtim. Kızlar sinemaya gittiler.
Akşama Ezo gelin çorba, bulgur pilavı, pilaki ama barbunya değil kuru fasulyeden yaptım bol havuçlu ve köfte var. Oldumu ataletimmm. Ha akşam Aşkı memnu izleyeceğim ve kitabımı bitireceğim artık.Sayfanın yan tarafında son okuduklarım ve şimdi okuduklarım var.
Bi de yukardaki kadın evini neden gece gündüz elektrik süpürgesiyle süpürüyor anlamak istiyorum, gidip elinden süpürgeyi alıp evini bir güzel süpürüp , o süpürgeyide alıp eve gelesim var.Ota boka panoya yazı asılır bizim apt de. Ama bu kadını bi tek ben duyuyorum ve sesimi çıkarmıyorum ya problem yok.
bu gün ne gün
Ne yapılacağı bilinmeyen bir gün olarak kayıt düşülebilir tarihe. Çayımı içtim , Yabancı Damatın tekrar bölümünü izledim. Kitabımdan da 40-50 sayfa okudum. Okurken bu kez siyah çay içtim. Şimdi sıra kahve de. Çay içerken bi tane de kaşarlı tost yuttum. Tahıllı ekmeğe yapılmış. Ev de her yer her yerde, Gamse'nin boş günü henüz yatakta ama beş dakikaya kalmaz , kahvaltıda ne var diye sorar.
Dün Cancan vardı alt alta üst üste boğuştuk. Ama ablalar eve geldiğinde çığlıklar atarak karşılıyor onları.Uyanıkken yedik içtik oynadık, uyurkende uazandım yanına kitap okudum.
Seçim kartlarımız geldi, hayırlı uğurlu olsun vatana millete. Nihayet kızlarla aynı sandıkta oy kullanıyoruz.Evde ki insanları mahallenin iki ayrı okuluna göndermek nası bi şey acaba. hayır bi mahsuru yokta uygulama garip.
bunun dışında yacak hiç bişe yok...
Dün Cancan vardı alt alta üst üste boğuştuk. Ama ablalar eve geldiğinde çığlıklar atarak karşılıyor onları.Uyanıkken yedik içtik oynadık, uyurkende uazandım yanına kitap okudum.
Seçim kartlarımız geldi, hayırlı uğurlu olsun vatana millete. Nihayet kızlarla aynı sandıkta oy kullanıyoruz.Evde ki insanları mahallenin iki ayrı okuluna göndermek nası bi şey acaba. hayır bi mahsuru yokta uygulama garip.
bunun dışında yacak hiç bişe yok...
18 Mart 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

