Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
madımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
madımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2015 Cuma

Ramazan geldi hoş geldi

Ramazan tüm coşkusuyla geldi bizim eve...Coşku diyorum. Çünkü bizim evin oruç tutmayan kişileri bile iftara ve sahura bayılır. :) en uzun günlerde bu sene ramazan ama iki gündür karı koca hiç zorlanmadık... Zaten sahura kadar oturuyoruz yatmamız saat dördü buluyor biraz da geç kalkıyoruz haliyle...Eskiden oruç tutarken gün boyu yemekler gözümün önünden resm-i geçit yapardı... Bir heves mutfağa girer çeşit çeşit yemekler, tatlılar yapardım... Bu sene hiiiç  o taraklarda bezim yok...yine özeniyorum tabi ama öyle saldırır gibi değil...
Dün akşam iftarımıza çorba yerine madımak pişirdim... Her yapmamda tövbe bir daha desem de pazarda görünce yarım kg almış ve o yarım kg ayıklamak bile tüm akşamımı almıştı...çok ince ince doğrayıp ıspanak gibi pişiriyorum, pirinç yerine bulgur konuluyor ve altttaki kıymalı dip sosu içine biraz da pastırma doğruyorum... 

Acılı, salçalı şahane bişi oldu...sonra yine basit bir et yemeğim var... Kuzu gerdanları önce tereyağda kızartıp sonra salçalı suda pişiriyorum... Az sulu olacak... Kızarmış patates ile servis yapıyorum... Bir de zeytinyağlı barbunya pişirdim ama domates salçası yerine yanlışlıkla acı biber salçası koyunca ortaya değişik ama bomba lezzette bir şey çıktı..

Günler uzun olunca kitap okumaya daha çok zaman ayırır oldum... Yine bir e- kitap bir basılı kitap şeklinde gidiyorum...
Yeni e-kitabım Toza Sor/John Fante
Girişinde Charles Bukowski'nin çok güzel bir önsözü var... Bu kitapla tanışmasını, üzerindeki etkilerini ve  başıcu kitabı olduğunu anlatıyor...yeni başladım ama çok ketifli olduğunu söyleyebilirim...


Diğer kitabım da hayli ilginç... 1. Dünya savaşı çıkmadan bir yıl öncesini anlatan bir kitap... Savaş çıkmadan bir yıl önce Kafka ne hayaller kuruyordu, Stalin neredeydi, Rilke ne yapıyordu, Hitler 24 yaşına girmektedir ve  Lois Armstrong yetimhaneye düşmüştür, üstelik Mona Lisa' da çalınmış ve Picasso bu konuda sorgulammıştır.. Thomas Mann'ın yazdığı bir oyun hakkında bir eleştirmenin yazdığı yazı onu kuşkuya düşürür...- acaba eşcinsel olduğuma mı gönderme yapıyor diye...
.Tanıdık isimlerlerin olduğu böşümler hayli ilginç oluyor anlayacağınız...


Bu arada kitap aslında Hayat İzlerim Özlem'den Macera Kitabım Özlem'e hediye... Ama bizim buluştuğumuz gün bizim maceracı seyehate çıkınca kitabı ben de kaldı... E napim yani okumayayım mı! Elime fırsat geçmişken :)

O gün Özlem ve Gülşah ile kitaplar arasında şahane bir kitap sohbeti yapmıştık... Özlem Antalya'dan gelmişti...çok kısa bir buluşma oldu, çünkü onun İstanbul'da özlem gidereceği çok şey vardı... Gülşah benim tahtımın varisi :) okuma, gezme , film izleme konusunda ona çok güveniyorum. :)

Hadi  artık müsade bir iki saat uyuklayayım, tv izleyeyim falan işte...



7 Nisan 2008 Pazartesi

haftanın başından................

Daralmalardayım, sıkılmalardayım. Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde , bir türkü tuturmuşum, anlıyorsun değil mi diye türküler çığırasım avar. Ama şarkıydı değil mi, hem de Barış Manço nun. Bahar gelmeyecek mi benim memleketime?.Gerçi Nalan Demirciköye kadar geldiğini bildirdi baharın.
Valla ben bu hafta çok yoğun bir program yaptım. Ne yapıp edip gelsin. Beni yollarda süründürmesin.
Cuma akşamı , Hatırla Sevgili de benim dönemlerime geldi artık. Kızların sordukları sorulara kavga eder gibi cevap vermişim. Gece de hiç uyumadım. Ortasından izlemeye başladığım filmlerin sonunu getiremedim. Ama birinin sonunu hala merak ediyorum.
Cumartesi arkadaş buluşması yaptım. Hava çok güzeldi, hayatımda bu kadar yürümedim. Bir ara yolumuz cumartesi pazarının içine düştü.Birden madımak gördüm , hemen aldım. Ailece çok severiz. Biraz zordur işi ama ayilem için göğüs gerdim ne yapalım.Hatta doğrarken madı madı madımak oy madımak diye türküsünü bile söyledim.
Kül ve Yel'i okuyorum. Şimdilik birbirimizi anlamaya çalışıyoruz. Daha önceleri okumadığım bir yazar Müge İplikçi. Biraz Fürüzan tarzı yazıyor gibi. Ama şifreli yazmayı seviyor .
Gamsegamse sınav dönemine girdi , oda çöp oda olma yolunda. Kağıtlarına dokunmam konusunda sıkı uyarı aldım. Yalnız kalmak istediğini , mümkünse oda kapısına büyük bir sepet konmasını , odaya gelecek ve gideceklerin o sepete atılmasını istediğinni anons etti. Bu hafta 12 sınava girecek. Her gün iki tane.
Ben bu hafta çok yoğunum. Yarın Beşiktaş dolaylarında , çarşamba günü Taksim- Beyoğlu, perşembe günü Üsküdar civarındayım. Kocam kolaylıklar diledi. Yani kolay kolay buralara gelemem sanırım. Şimdiden hepinize iyi bir hafta olsun...