Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...
Ayfer Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayfer Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2014 Pazartesi

Hafta Sonu Hafta Sonu

Hey gidi okuyucu, günler nasıl da patır patır geçiyor böyle...Neredeyse şubatı yarıladık. Türkiye gündemi yine ısınık yine ısınık. Valla  bana sormayın n'olcak diye... İnternet yasakları bu gece yarısından itibaren başlıyor. Uğurlu kademli olsun ... Valla Ordu^'da  hayırlı  ,uğurlu olsun'u böyle diyorlar. Gün olur da görüşemezsek hakkınızı helal edin...

Bu hafta sonu yine zıpkın gibi fişşek gibi geçti.Cumartesi günü'' İĞNELER'' öykü kitabının  ve ''Bibliyomanyaklar '' yazarı Selgin GB ile birlikte ''Kafka Cafe'' de kitap üzerine konuştuk.  Mesela öyküleri nasıl kugular, iğneler aklına nereden geldi  biz sorduk o cevapladı. Çok yakında bunları çok detaylı bir şekilde Mavianne'nin yaptığı röportajda  okuyacaksınız.Bizler de ''Bibliyomanyaklar''ın diğer üyeleri de  mart ayı içinde  yazacağız ama siz o zamana kadar bence kitabı hemen alıp okuyun. Her okuyana bir tarafından değecek hikayeler var. Ben çok hikayede kendimi, annemi, babamı, kardeşlerimi buldum mesela... Hatta hikaye kahramanlarından biri  bizim eve geliyordu az kaldı:)...





Cumartesi akşamının bombası ise internet yasakları protestosu için İstiklal'de olan  Naziş ve Neslihan'ın   bir güzel gazlanıp eve gelmeleriydi, neyseki ucuz atlattılar.


Bugünün en güzel tarafı ise Memo'nun doğum günü olmasıydı... Memom benim ne zaman bi şeye sıkışsam Hızır gibi yetişir,yengesinin işini halleder.Çoook uzun yıllar önceydi, bir akşam kapı çalındı Memo geldi,bize. Evde yalnızım ve deli gibi tutkunu olduğum '' Yedi Tepe İstanbul''u izliyorum. Ama o zaman öyle uydu antenler, Digitürkler neyin yok. Bildiğin çatı anteni var herkeste. Ne hikmetse TRT1 ne yaptık ettikse doğru düzgün çekmiyor. Ertesi akşam, bizim çatıda tangır tungur sesler, Mehmet bizim eve gelmiş pencereyi açmış atın  kabloyu falan diye bağırıyor. Canım Memom ,o gün ilk parasını kazanmış onunla da bana çatıya özel anten diktirmiş:)) Yani öle bi gönül bağımız var onunla...Görümcemin yaptığı şahane dolmalarında olduğu masada  toplanıp ona sürpriz bir doğum günü yaptık bugün...



 Yarın okullar açılıyor,kızlar da haliyle işbaşı yapıyor. Ben de normal yaşamıma dönerim inşalah maşallah...

Ay ay durun hemen gitmeyin bu pazartesi günü yani bugün:)))''Bibliyomanyaklar'' da benim yazım yayına giriyor. Yani Dünya Ağrısı/ Ayfer Tunç ile ilgili yazdığım yazı...Yazıyı okuyup yazının altına yorum bıranlar arasından yapacağımız çekilşte bir kişiye  CANAN TAN'ın özel olarak Bibliyomanyaklar-Kitap Düşkünleri  okuyucuları için imzaladığı'' İZ''romanını hediye ediyoruz.Hepinizi orada görmek isterim doğrusu:))
Şuraya bi TIK


















Hayde şimdi gerçekten de gittim:))

Not: bazı arkadaşlar sayfama girmekte sorun yaşadıklarını söylüyorlar, merak ediyorum  kimler sorun yaşıyor acaba başka....

13 Ekim 2012 Cumartesi

UZUN HİKAYE

Uzun Hikaye; gerçekten de uzun ama çok güzel bir hikayeydi... İyi insanların varlığına inanan,tek servetleri dürüstlük olan, trenlerin, kara trenlerin , aşkın  hikayesiydi... Bir masaldı belkide... Biz ailece sevdik. Belki de iyi insanların hal var olduğuna inandığımızdan, çocukluğumuzda yaptığımız  uzun upuzun tren yolculuklarına olan özlemimizden, eşitliğe, aşka inandığımızdan sevdik belki de...



Her  sinema sezonu açıldığında , her cuma günü   yaptığımız geleneksel aile sinema günümüzdü bugün. Her zaman ki sinemamızda, yine salonun en arka sırasında, tam perdeyi ortalayan her zaman ki koltuklarımızda izledik. Neden cuma derseniz, çünkü filmler cuma günü vizyona girer, çünkü kızlar cuma günü erken çıkarlar okuldan. Filmler  tazedir, henüz hakkında konuşulmamıştır, gençtirler daha...

Seans başlamadan bir saat önce buluştuk, önce bir şeyler yedik sonra da filmimizi izledik. Sinema çıkışı, tıngır mıngır yürüyerek  eve geldik. Maç akşamıydı malum, Yalan Dünya yalan oldu ama maç da yalan oldu.Milli takım yenildi...



Kütüphaneden aldığım;  Ayfer Tunç'un ''Aziz Bey Hadisesi'' adlı kitabını okudum, tamburi Aziz Bey'in hikayesini...Sevdiği  kadının ardından memleketi bırakıp giden, hayal kırıklıkları içinde dönüp, memleket, ölüyorum dediğinde, ne dediğini anlayanların olduğu yerdir diyen Aziz Bey'in, döndüğünde artık hep hüzünlü şarkılar söyleyen Aziz Bey'in hikayesiydi...Severim Ayfer Tunç'u bu kitbı da Bir ''Yeşil Gece'' benim için 2009 yılında yayınlanan en güzel kitap olan bir '' Deliler Evi'' değildi  ama iyiydi diyebileceğim bir kitaptı...Küskünlükler kitabıydı...

Böyleydi işte bugün de... Kayda girsin böylece...

Haydi gittim ben ...İyi bir hafta sonu olsun... Güneş içimizde parıldasın