Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

11 Haziran 2011 Cumartesi

Kuzguncuk' da akşam

Bu akşam şaane bir programım var demiştim ama bu kadar da şaaaaane olacağını düşünmemiştim.
Zeya ve Oyuncak Evin sahibesi Peren ile bir Kuzguncuk akşamı yaptık. Hayat Kahvesinde yedik içtik, sohbetin dibine vurduk. Bize eşlik eden tek ses, Kuzguncuk'un sessizliği ve havaya karışan hanımeli ve yasemin kokularıydı... O koku inanılmaz...Arada denizden esen rüzgarla gelip etrafınızda dolanıyor sanki...Hayat Kahvesi kapanış saati gelince biz geceyi noktalamak istemedik tabiki :) Bu kez benim deniz balkonum dediğim ; İsmet Baba^nın yanındaki parka gidip Türk kahvelerimizi içtik. İstanbul'un gecesini seyrettik. Boğaz Köprüsü renkten renge girdi. Martlar uçtu...Işıklar içinde motorlar geçti.... Sonra Zeya , hadi Dilim Pastanesinden dondurma yiyelim dedi. Ben de hadi Paşa Limanına yürüyüp orada yiyelim deim. Yalılar boyunca yine hanımeli kokuları arasında yürüdük. Paşalimanına geldiğimizde , kapanıyoruz dediler. Biz hiiç üzülmedik, hiiiç gocunmadık. ne güzel bir yürüyüş oldu dedik. Dönüp geldik yine Kuzguncuk'a...Dilim Pastanesinden dondurmalarımızı aldık. Kuzguncuk'un ara sokaklarında dolaşa dolaşa yedik... Arabaları park ettiğimiz yere gelince yoldan geçen bir kıza resim çektirdik:)))O da hiç üşenmedi, çektiği resimleri kendi beğenene kadar defalarca çekti:)) Peren'i arabasına bindirdik. Zeya ile biz yine yanlış yokuştan çıktık.:)) Olsun hangi yokuştan çıkarsan çık çıkacağımız yer bizim mahalle:))
Ha bi de Zeya^nın yeni imajını herkesten önce biz gördük. hatta ailesinden bile önce... Çok beğendik çoook...

Bu gece kızların ikisi de dışarıda... Gamse rock konserrinde....Naziş eski çalıştığı okuldaki arkadaşlarıyla .... Ev pek sessiz o yüzden... yazım bitince kitap okuyup, okurken sızmayı planlıyorum...

8 yorum:

  1. Heh he, biliyordum üstüne uyumadan yazacağını Lale Abla'cım:)))
    Hep okuduğum yazılarının öznelerinden biri olmak çok keyifli, çook...
    benim için rüya gibi bir akşamdı, hani dedim ya size, oracıkta bir bankta uyuklayıp, sabah Dilimden puaçamı alıp, balkonunuzda denize nazır yeni demli çayla kemirmek istedim...
    Ay doyamadım ben bu akşama, size, Kuzguncuğa,napıcaz?
    Bi de aklım yürüdüğümüz son sokaktaki evlerde fena kaldı, o tatlı sofrasında sohbetler yapılan evin aynısından istiyorum..bir de evet o kocaman kütüphaneli odalı olanından da..
    Yokuşlu yolu konuşup konuşup yine girdiğinize inanamıyorum:PPP

    YanıtlayınSil
  2. Kuzguncuk'u bilmem ama hanımaeli ve yasemin kokularının birbirine karıştığı yaz akşamlarında balkon sefası yapmayı çok özledim doğrusu.

    YanıtlayınSil
  3. İstanbul'un tadını doyasıya çıkar Lale'cim, benim yerime de:))
    Ne okuyorsun ( Klasik Özlem sorusu :))

    YanıtlayınSil
  4. Özlemcim, biraz yavaş gidiyorum bu aralar okumada....New York Üçlemesine devam:)

    YanıtlayınSil
  5. geçtiğim oturduğum yerlerden bana gelen hanımeli, yasemin, iğde çiçeği kokularının müptelasıyım..
    o kadar az duyuyorum ki.
    kıskandım seni..

    YanıtlayınSil
  6. Lale abla az daha merdivenlerden çıkıyorduk araba ile :):)
    çook güzel bir akşamdı yeni imajımın beğenilmesine sevindim :):)

    Peren o sokakta komşu olsak dilimden poğaçaları kapıp o mutfakta kahvaltı sofraları kursak :):):)

    iyi ki varsınız çok öpüyorum

    YanıtlayınSil
  7. Özendimmm ! Hem de çok...Kuzguncuğu çok severim. Arada taşınmayı düşünür düşünür vazgeçerim. İstanbul'un dört bir yanındaki arkadaşlar yollarını oraya düşüremezler pek, o yüzden bazen tek başına keyfini çıkarıyorum, bol sohbetle keyfi başka olur tabii.

    Sefanız olsun !

    YanıtlayınSil
  8. Belki bir gün rastlarız birbirimize Işın Hanım...

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))