Lalenin Bahçesi

Bir kırmızı Lale işte.
Kitap okumayı, sohbeti, sinemayı, İstanbul'u ille de Üsküdar'ı sever. Olmazsa olmazları ailesi, Zuz, Cancan ve denizdir.
Çok şiir okumaz ama okursa Atilla İLHAN ve Orhan VELİ okur. Paylaşmazsa görmüş gibi okumuş gibi hissetmez kendini...

16 Ekim 2010 Cumartesi

hafta sonu yazısı

Bir kaç gündür ilk kez yağmursuz bir güne uyandık... Bu gün ve yarın yağmur yokmuş.

Dünden başlayalım anlatmaya;Dün İlmiyem'le oturduk uzun uzun... sohbetler ettik... çay masasından hiç kalkmadık... çayın altını hiç kapatmadık... İkimizin çok sevdiği ama ikimizin ev halkının da pek haz etmediğielmalı pastayı yerken bir tarafta elmalı pastanın faziletleri hakkında konuştuk.

Akşam hiç tv izlemedim... kitabımı okudum... Leylak Dalıcımın gönderdiği Nazlı Eray'ın son kitabı Venüs'ün Gecesine devam ettim... Eskiden yeniye, yeniden eskiye sürekli kapılar açan bir kitap... Bir polisiye kadar da sürükleyici.

Artık Eski Roma tarihi benden sorulur... Gece kitap okumayı bıraktıktan sonra Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı'nın konuğu bu konunun uzmanı oldukça da çok genç biriydi. Öyle bir derinden aldıki konuyu, Romus ve Romulusa ancak bir saatte gelebildi... Hani şu ikiz kardeşler Romus ve Romulusu emziren dişi kurt hikayesi... Roma'da İstanbul gibi yedi tepe üstüne kurulmuş, biz de de var benzer bir kurt hikayesi... Neredyse Romayı biz kurduk diyecekti Fatih Altaylı ama konuk itiraz etti:) Özür dilerim Konuk Bey adınızı unuttum... Uykulu izlememe verin... zaten sonuna kadar izleyemedim uyuya kalmışım.

Bu sabah'da Penguen Dergisinden ayrılıp Uykusuzu çıkaran altı kişinin hikayesinin , röportajlarla beslendiği bir belgesel izledim. Sonrada Düriye'nin Güğümlerinin tekrarına bakarken kahvaltı hazırladım. Kahvaltımızıda ettik şükürler olsun... Birazdan ailece hafta sonu kahvemizi içip dağılıyoruz... Gamsegamse çoktan dağıldı da, Fatma'nın börekçi dükkanında zetinyağlı dolmalara böreklere yumulmuş bile... Yolunuz Maltepe'ye düşerse Panböreğe uğrayın, Fatma'ya benden selam söyleyin... Oturun bir çay kahve için , közlenmiş patlıcanlı böreğinden mutlaka yiyin... Fatma Gamse'nin lise arkadaşı... Liseden sonra iş hayatına atıldı... Hem dükkanın sahibi hem işletmecliğni başarıyla yürütüp takdirlerimi kazanmıştır... Gece yarısı bizim eve elinde börekler çörekler ve çeşit çeşit keklerle verdiği baskınlarla ünlüdür:))

Koca'nın kendi kişisel programı var, biz de önce Naziş'le birlikte takılacağız. Haluj yiyeceğiz... Haluj Çerkez mantısı... Naziş'in arkadaşlarıyla sık sık gittiği bir yer var oaraya gideceğiz. Akşam' da kendi ayrı programlarımıza dağılacağız. O kendi arkadaşlarıyla ben kendi kuzenlerimle olacağım... Gece bir yerde buluşup eve birlikte döneceğiz yine.

keyifli bir hafta sonu olsun hepinize hepimize

6 yorum:

  1. Yine bol konulu bir yazı olmuş :)işte Lale farkı,bugün bizde hava yağmurlu çıktım biraz aman yoruldum valla :)şimdi bir kahve içip keyif yapacağım.öptümmmm.
    Ps:mantı hımmm afiyet olsun ;)

    YanıtlayınSil
  2. güzel olan da bu, gitmek ama geri geleceğini bilmek..
    daim olsun dönüşler..
    çok sevgiyle öptüm.

    YanıtlayınSil
  3. Fatmanın börekçisini biliyom ki ben:))) Sen mobilize olmadan birlikte otururken Gamsegamse bizim hizmeti bitirip oraya gitmişti (daha doğrusu kaçıp canını kurtarmıştı elimizden:))
    Bugün burada yağmur coştu, geçmiş olsun ziyaretine gitmiştim, sele kapılmadan döndüğüme şükrettim, şu anda biraz sakinledi, bakalım yarına ne olur.
    Öptümmm seni kuşum...

    YanıtlayınSil
  4. yağmur yağmur Ankara yağmur
    arkadaşım sana iyi takılmalar,bizde kocacıgımla sinemaya gittik fena değildi aksiyon komedi karışımı
    vakit geçirmelik RED filmin ismi
    sevgilerimi yolluyorum...

    YanıtlayınSil
  5. Program yine yoğun
    haydi koay gelsin

    YanıtlayınSil
  6. Fırsatın olursa blogumdaki ankete bir tık dersen çok sevinirim.
    Elmalı kurabiyeden artan varsa ben talibim.Çok severim de...

    YanıtlayınSil

içinizden geldiği gibi yorumlayın ama unutmayın ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner:))